Print this page

Trump'ın Körfez'e saldırılar 'öngörülemezdi' yalanı: İran operasyonları hakkında 5 gerçek

Rate this item
(0 votes)
Trump'ın Körfez'e saldırılar 'öngörülemezdi' yalanı: İran operasyonları hakkında 5 gerçek

Trump'a göre İran'ın misilleme olarak Körfez monarşilerini hedef alması 'en büyük uzmanlar tarafından bile öngörülemeyen bir durumdu.' Ancak gerçekler bambaşka bir tabloya işaret ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Körfez ülkelerine saldırılar düzenlemesinin “kimse tarafından öngörülemeyen bir durum” olduğunu iddia etti. Aynı açıklamayı savaşın ilk günlerinde, Amerikan üsleri vurulmaya başladıktan sonra da yapan Trump’a göre “en büyük uzmanlar dahi” İran’ın komşularını vuracağını tahmin edemezdi.


ABD Başkanı, pazartesi akşamı Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada aynı bağlamda, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nin hedef alınmasını “tuhaf” bulduğunu söyledi. Trump sözlerini şöyle sürdürdü:

“BAE İran’ın adeta bankası gibidir. Katar’la da komşu olarak iyi geçiniyorlardı. Ama bir anda Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn… Hepsi vurulmaya başladı.”

NEDEN YALAN SÖYLÜYOR?
Oysa Tahran, savaştan önceki sözde müzakere sürecinde Trump’ın tehditlerine yanıt olarak bölgedeki Amerikan çıkarlarını hedef alacağını defalarca ilan etmişti. Ancak mesele bununla da sınırlı değil:

 
- Uzun yıllardır olası bir İran savaşında Körfez’in hedef alınması en gerçekçi senaryolardan biri olarak görülüyordu. Uzmanlara göre İran’ın bu ülkelere yönelik saldırılarının amacı, petrol zengini monarşileri Washington’a baskı yapmaya zorlamak.

- Körfez ülkeleri de İran’ın tehditlerini ciddiye aldıkları için müzakere aşamasında anlaşmazlıkların savaşa dönüşmemesi adına büyük diplomatik çaba sarf etti.

- Trump, İran Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani suikastının ardından ve 12 Gün Savaşı’nda nükleer tesisler vurulduktan sonra Irak’taki Ayn el-Esad ve Katar’daki el-Udeid Hava Üssü’nü hedef almıştı.

- BAE, İsrail’in Batı Asya’daki en net müttefiki konumunda ve İbrahim Anlaşmaları’nın Bahreyn ve Fas ile birlikte imzacılarından.

- Belki de hepsinden önemlisi, Wall Street Journal gibi ana akım Amerikan yayınları, Washington’da savaş öncesi yapılan güvenlik toplantılarında Trump’ın kendi ekibi tarafından İran’ın Körfez’e saldırarak misilleme yapacağı konusunda defalarca uyarıldığını yazdı.

Kısacası Trump, İran’ın askeri tırmanışı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt’teki Amerikan varlıklarına genişleteceğini gayet iyi biliyordu. Ortada bir “sürpriz” yok; sadece altına girdiği yükün altından kalkamayan bir ABD var.

TAHRAN MİSİLLEME TEHDİTLERİNE BAE'YE YÖNELTTİ
Dahası İran son günlerde bazı Körfez monarşilerini sadece hedef almıyor, BAE gibi ülkeleri isim vererek tehdit de ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi geçen cumartesi günü ABD’nin İran’ın petrol tesislerinin bulunduğu iki adaya düzenlediği saldırıların BAE’den başlatıldığını açıkladı. Erakçi, Hark Adası’nı da vuran saldırıların ardından İran’ın BAE’ye “kesinlikle karşılık vereceği” uyarısında bulundu.

BAE, 28 Şubat’ta başlayan savaşta İsrail’den bile daha sık hedef alındı. Ülkenin petrol tesislerinden Dubai Havalimanı’na kadar çok sayıda tesis isabet aldı; Abu Dabi petrol üretimini kısıtlamak zorunda kaldı.

Read 12 times