کارگر
Çocuklar için Namazın Çekiciliği
Namaz İslam dininin direği ve yüce Allahın en yüce zikri sayılır. Hiçbir bina direği olmadan sağlam kalamaz ve Allah insanın ebedi saadetinin kavşağı olan İslam dinini namaz direği olarak bina etmiştir. İmam Rıza as şöyle buyuruyor: 'namaz, kendi yaratanını unutmamak ve yolundan sapmaması için her gece ve gündüzde Allahın sürekli yâd edilmesini gerekli kılmıştır. Namaz her türlü itaatsizlikten ve fesat ve sapkınlıktan korunması için yüce Allahın sürekli yâd edilmesi ve onun mazharına dikkat edilmesi aracıdır'. 5 vakit namaz kılınması ergenlik yaşına ulaşanlar için vaciptir ve namazın kılınmaması büyük günah sayılmaktadır ve insanın amellerinin heba olmasına neden olur.
Allah resulü şöyle buyurmakta: 'benim şefaatim namazını hafife alanları kapsamamakta ve Allaha ant olsun ki böyle birisi Kevser havuzu kenarında asla bana yönelmez'. Rivayetler ve hadislerde belirtildiği gibi, namaz için bol bereketler zikredilmiştir ki bunlar, Allaha yönelmek, fesat ve sapkınlıktan uzak kalınması, kötü ahlakın önlenmesi, kibir ve bencillikten uzak kalmak, gafletin terk edilmesi , pak ve nurlu bir yaşama yönelmektir. Namazın insan saadetine olan sonsuz önemini dikkate alarak bazı kimseler bu farizayı yerine getirmiyor ve kendi şakavetine neden olmaktadır. Ancak neden bazı Müslümanlar bu pak ve saf çeşmeden mahrumdurlar. Dini terbiye uzmanları bu sorunun kökünün insanların çocukluğunda yattığı inancında. Namaz öyle bir farizadır ki her gün 5 vakitte ve insana özel anlarında vacip olmaktadır.
Hastalık ve kabiliyetsiz olmak ve hatta savaş, namaz kılmamak için bir neden sayılmaz. Bu ilahi fariza kızlar için 9 yaşında ve erkekler için 15 yaşında vacip sayılsa da ancak bunun için özel terbiye şartlarını gerekli kılmaktadır. Eğer bu özel terbiye şartları ebeveynlerce ihmal edilirse şahsiyet sebatına sahip olmayan genç yaşındaki bir kimse için büyük zorluklar ortaya çıkarır. İslam dinindeki tavsiyelerde bir kimsenin dini terbiyesi onun dünyaya gelmesinden önceki döneme geri dönmekte. Bu konuda bir takım rivayetler ve hadisler vardır ki ebeveynlere ceninin oluşmasından önce ve hamilelik döneminde Allahtan gafil olunmaması ve helal ve haramı dikkate almaları tavsiye olunmakta. Kuran okuyun ve vacip olan şeyleri yerine getirin ve haram malı kullanmayın ve yemek yemekte dikkat edin. Bir çocuğun Allaha yönelmesine hazırlanması o kadar hayatidir ki İslam peygamberinin hadislerinde bir bebeğin kulağına ezan ve şahadet kelimesinin okunması tavsiye olunmuştur.
Çocuklar küçük yaşında ebeveynlerini örnek almaktadır. Daha yeni oturmayı ve durmayı öğrenen bir çocuk babası ve annesini taklit ederek secde etmekte. Bu taklitçilik ileri yaşlarda da devam etmekte ve çocuk şevkle namaz hareketlerini taklit etmekte. Eğer baba ve anneler namazlarını dikkatsizlikle okurlarsa veya bazen okuyup bazen de okumaz iseler bu olay çocuğun zihninde iyi iz bırakmaz. Buna karşılık düşünün ki ezanın okunmasından önce kendilerini namaz kılmaya hazırlayan anne ve baba abdest alırlar ve uygun elbise giyerler ve paklıklarını sağlıyorlar ve parfüm sürerler ve ezan sesini duyduklarında şevkle namaz ikame ederler. Böylesi bir evde yaşayan çocuk namazı zevkli bir sevindirici bir amel olarak addeder.
Bu çocuk hiçbir amelin namaz kadar ebeveynleri sevindiremediğini anlamaya başlar. Öyle ise çocuğun namaza ilgi duymasını sağlamanın ilk adımı ebeveynlerin namaza ilgi duyduklarının gösterilmesidir ki bu yolla çocuk namazın önemi ve konumunu öğrenir. Çocuklarını İran'daki iyi çocuk yuvalarına bırakan ebeveynler bir süre sonra anladılar ki çocukları namaza özel ilgi duymaktadırlar. Bu ebeveynler olayı ciddi şekilde takip ettikten sonra adı geçen çocuk yuvaları müdürlerin her gün seccadeleri herhangi bir sınıfta serdiklerini ve güzel bir çarşafla namaz ikam ettiklerini gördüler. Adı geçen çocuk yuvası hanım müdürü merakla kendisine yaklaşan çocuğa güzel kokulu parfüm sürmeye başladı. O namaz hakkında küçük yaştaki çocuklarla konuşmadan kendi el hareketleriyle onları namazı kast ettiklerini anlatmaya çalışıyorlar.
Ehlibeyt rivayetlerinde namazın çocuklara adım adım öğretilmesine vurgu yapılmıştır. İmam Sadık as bu konuda şöyle buyuruyor: 'bir çocuk 3 yaşına girdiğinde onu 7 kez Lailahaillallah, ardından onu rahat bırakın. 3 yıl 7 aylık ve 20 gününü doldurunca çocuğa öğretilecek ikinci cümle Muhammed Resulullah kelimesini öğretin ve bunu 7 kez tekrarlasın. 4 yaşına varınca 7 kez peygambere salâvat getirsin ve ardından onu rahat bırakın'. Bu hadisin devamında çocuk 5 yaşına varınca kıbleye doğru secde etsin ve 6 yaşının sonunda ona namazı ikame etmesini öğretin ve rükû ve secde etmeyi ona öğretin. 7 yaşın sonunda çocuk elleri ve yüzünü yıkamayı öğrensin ve ona namaz kılmasını söyleyin. 9 yaşın sonunda namaz ve abdesti öğretin. İmam Sadık as'ın sözü edilen hadisindeki 'ardından onu rahat bırakın' sözü, bu merhalede çocuğa kendi haddinden fazlası işleri ona yaptırılmaması vurgusuna işaret edilmektedir.
Öyle ise bir çocuk 15 yaşına varınca namaz kılma yükümlülüğü altına girer ve namazı terk etmesi onun için büyük günah sayılır ve ilahi azabı gerektirir. Dini terbiye konularında güzel bakış açılarına sahip olan Hüccetulislam Penahiyan hiçbir zaman çocukların namaz kılmaları yönünde teşvik edilmeleri için onlara namazın rahat bir şey olduğunu söylemeyin zira bu durumda namaz onlar için önemsiz bir iş sayılır. Çocuklara namazın çok önemli bir fariza olduğunu öğretin. Çocuğun büyümesi ve akıllı olmasıyla çocuksu dille Allahın nimetlerini şükretmesini ve namazın felsefesini söyleyin. Çocuğun namaz konusunda teşvik edilmesi ilk başta onun namaz kılmak için teşvik sayılır ancak onun fikri yönden gelişmesi yetmez. Dini terbiye uzmanları çocuk 7 yaşından itibaren edep öğrenmesi gerekir.
Ebeveynler, öğretmenler karşısında edepli olmak zaruridir. Diğer yandan teşekkür etmek terimi, çocuğun 7 yaşından itibaren öğrenmesi gereken ibaredir. Çocukluğundan beri edepli ve terbiyeli olunmayı öğrenen kimse namazı Allaha yönelik edepli olmak ve Allahın nimetlerini şükretme manasında olduğunu öğrenir. Allah resulü ve ehlibeytinin hadisleri uyarınca namazın çocuklara öğretilmesi onun ergenlik dönemine bırakılmamalıdır üstelik çocuğa adım adım Lailahaillallah ibaresi öğretilmesi gerekir ve bu iş çocuğun yaşına göre olmalıdır. Bu dönemde çocuktan haddinden fazla görev verilmemesi gerekir. Çocuk namazı şevk ve zevkle öğrenmesi gerekir ve ona namazı muhabbetle öğretilmesi lazım.001 015
İran Grekoromende Asya şampiyonu oldu
İran İslam Cumhuriyeti Grekoromen Milli Takımı, Asya şampiyonu oldu.İran Erkekler Grekoromen milli takımı, final ve üçüncülük için son 3 yarış düzenlenmeden önce Tayland'ın başkenti Bangkok'ta düzenlenen müsabakalarda erken şampiyonluğu kazandı.
59, 71 ve 85 kilolarda Asya Grekoromen şimpiyonası bugün yerel saatle sabah başladı, ancak ilk gününde 3 altın, iki bronoz madalya aldığı ve iki güreşçisi daha finale ve bir göreşçisi de üçüncülüğe yükseldiği için İran müsabakalar bitmen erken şampiyonluğu yakalamış oldu.
Asya 2016 27. Büyükler Grekoromen Şampiyonası dün Bangkok'ta başladı, bugün kapanış merasimi düzenleniyor. İran serbest güreşçileri de Asya Şampiyonası'na katılmak için dün akşam Tayland'a gitti.
İran’dan Ankara’daki patlamaya sert kınama
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ankara’da meydana gelen terör saldırısını ağır bir şekilde kınadı.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Caberi Ensari yaptığı açıklamada bu akşam Ankara’da meydana gelen bombalı terör saldırısını ağır bir şekilde kınadı ve bu terör saldırısında hayatını kaybedenlerin aileleri ve Türkiye halkı ve devletinin acılarını paylaştıklarını bildirdi.
Caberi Ensari ayrıca bu terör saldırısının, terörle mücadele konusunda ülkelerin ortak tavır alınmasının önemini bir kez daha gündeme getirdiğini de ekledi.
Imam Hamanei : Halk seçimlerde düşmanı hayal kırıklığına uğratmalı
İslam İnkılabı Rehberi, İslami Şura ve Bilgeler Meclisi seçimlerine halkın yoğun ve bilinçli katılmasının, düşmanların komplolarını etkisiz hale getireceğini belirtti.
İslam İnkılabı Rehberi Imam Seyyid Ali Hamenei bugün Tebriz halkının 18 Şubat 1978 kıyamı yıl dönümü dolaysıyla Doğu Azerbaycan eyaletinden muhtelif halk kesimlerinden binlercesini kabul ettiği görüşmede, 26 Şubat seçimlerini, İran halkının uyanış, nizam ve bağımsızlığı savunma ve ulusal izzetin simgesi olduğunu belirterek, halkın seçimlere topyekun ve bilinçli katılarak, düşmanın isteğinin tersine hareket edeceğini vurguladı.
Imam Hamenei, düşmanın özel bir planlamayla seçimlerde kendi komplosunu hayata geçirmeye çalıştığını, ancak İran halkının ülkenin asıl sahipleri olarak, bu uğursuz niyetlerin önüne geçmek için bazı gerçekleri bilmesi gerektiğini kaydetti.
İslam İnkılabı Rehberi, ecnebilerin İran'da seçimlerin yapılmaması için İslam İnkılabı'nın başından beri planlar yaptığını ve bazı çabalarda da bulunduğunu hatırlatarak, ancak ümitsizliğe düştükleri için, son yıllarda seçimleri sorgulama üzerinde yoğunlaşmaya ve seçim sürecine sızmaya çalıştıklarını belirtti.
Imam Hamenei, ABD ve birçok Avrupalı ülkenin Siyonist çetenin etkisi ve sultası altında politika izlediğini ifade ederek, ABD'lilerin nükleer konudaki icraatının da bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini beyan etti.
Imam Hamenei, bir Amerikalı yetkilinin, Washington'un dünya yatırımcılarının İran'a yatırım yapmasını engelleyeceğine dair sözlerine işaretle, bu tür açıklamaların ABD'nin İran halkıyla düşmanlığının ne kadar derin olduğunu yansıttığının altını çizdi.
İslam İnkılabı Rehberi ayrıca, İran halkına 22 Behmen zafer yürüyüşüne muhteşem katılım göstermesinden dolayı teşekkür ederek, bunun halkın kararlı duruşu, direnişi ve uyanışının göstergesi olduğunu ifade ederek, "Allah'ın yardımıyla İran gençleri, ABD ve hatta ABD'den daha büyüklerinin İran halkının karşısında hiçbir halt etme gücüne sahip olmadığı günü görecekler" dedi.
İslam İnkılabı Rehberi Imam Hamenei, sözlerinin başka bir bölümünde, direniş ekonomisinin İran'ın etrafına duvar örmek anlamına gelmediğini, direniş ekonomisinin içten büyüyen ve dışarıya açılan bir ekonomi olduğunu, başka bir ifade ile ulusal ekonomi içerinden kaynamazsa bir yere varılmayacağını beyan etti.
Imam Hamenei, dünya ülkeleriyle teamülün iyi olduğunu belirterek, bu teamülün, akıllıca olması ve sonucunun da ekonomiyi içten büyüyen bir ekonomi haline getirmesi gerektiğini, bu hedefin ancak halkın direnişi ve yetkililerin bilinçli hareketiyle sağlanabileceğini vurguladı./
İran’dan Siyonist Rejimi Kızdıracak Açıklamalar
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şamhani İran’ın Direnişe ve Filistin’in mazlum halkına kesinlikle destek vereceğini ifade ederek Gazze halkına gıda ve ilaç yardımlarının gönderilmesine devam edileceğini belirtti.
Filistin ve Lübnan Direniş Liderleri ile görüşen Şamhani şu açıklamalarda bulundu:
“ Filistin meselesi, İslam dünyasının müstekbirler ve sömürgecilere karşı mücadelesinin temel çizgisidir. Bölgede gelişen olayların tamamı ve İslami ülkelerde terörizmin yayılması, Filistin meselesinin önemsizleştirilmesi ve Siyonist rejim ile mücadelenin gündemden düşürülmesi içindir.
Filistin’in destekçisi ülkelerle onun dışındakilerin karıştırılması, perde arkasında İsrail ile ittifak kuran ve İslam dünyası ile Filistin’in kaderine hiçbir önem vermeyen kimselere eğilim gösterilmesine sebep oldu.”
Sözlerinin devamında İran’ın Direnişe ve Filistin’in mazlum halkına kesinlikle destek vereceğine ve Gazze halkına gıda ve ilaç yardımlarının gönderilmesine devam edileceğine vurgu yapan Ali Şamhani konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gazze’nin yeniden yapılandırılması ve çocuk katili Siyonist rejimin saldırıları karşısındaki savunma gücünün geliştirilmesi İran’ın gündemindedir.
Geçmişte İsrail’in saldırıları sonucu oluşan yıkımların telafisi için vaat edilen mali yardımların hayata geçirilmemesini eleştiren Şamhani, yıkımların kapsam alanının genişletilmesinin ve savunmasız halkın katledilmesinin engellenmemesinin sorumlusunun uluslararası kurumlar olduğunu açıkladı.
Öte yandan, gerçekleştirilen görüşmede Filistinli grupların üyeleri ve üst düzey yetkilileri de işgal altındaki topraklardaki son durum hakkında bir rapor sundu. Başta İslam İnkılâbı Rehberi İmam Hamaney olmak üzere İran İslam Cumhuriyeti hükümeti ve İran halkının direnişe verdikleri destekten ötürü şükranlarını sunan Direniş üyeleri, Siyonist rejimin vaatlerine ve ateşkes anlaşmasına bağlı kalmaması yönündeki sayısız tecrübelerine değinerek direnişin Siyonist rejimin işgaline karşı daha fazla hazırlıklı olması gerektiğine vurgu yaptı.
AB'den Türkiye'ye çağrı: Suriye'ye saldırıları durdur
Avrupa Birliği, Türkiye'den Suriye'ye yönelik bombardımana son vermesini istedi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, "Birkaç gün önce Türkiye'nin de bulunduğu masada, şiddetin azalması yönünde karar alındı. Beklediğimiz bu değildi" dedi.
Mogherini ayrıca Suriye'deki çatışma taraflarını saldırıların durdurulması için Brüksel'de sağlanan anlaşmaya bağlı kalmalarını istedi.
Bu arada AB dönem başkanı Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koender de, "Çatışmasızlık planına herkes uymalı" ifadesini kullandı.
Avrupa Birliği dışişleri bakanları bugün Brüksel'deki toplantıda Suriye ve sığınmacılar konusundaki gelişmeleri de ele alıyor.
Hollanda ve Fransa da yaptığı açıklamalarda Türkiye'de Suriye'deki Kürt güçlerin mevzilerine saldırılarını durdurmasını istedi.
Bilindiği üzere, Suriye Dışişleri Bakanlığı daha önce BM ve Güvenlik Konseyi'ne yazdığı mektupta, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine yaptığı top atışlarını kınayarak, Türkiye'nin saldırılarının terörist gruplara doğrudan destek anlamına geldiğini belirtti.
Zarif: Esad'in geleceği hakkında Suriye halkı karar verecek
Dışişleri Bakanı Zarif, Suriye devletinin geleceği hakkında karar verecek olanın Suriye halkı olduğunu söyledi.
Zarif, Münih'ten ayrılmadan önce basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry'in Suriye devleti hakkında yaptığı açıklamaya tepki göstererek, “Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın geleceği hakkında karar verme durumunda olanın Suriye halkıdır” dedi.
Zarif, Beşar Esad ile siyasi çözüm yolunun mümkün olduğunu belirterek, bu konuda hiçbir ülkenin görüş bildiremeyeceğini ve ancak Suriye halkının karar verme yetkisinin olduğunu dile getirdi.
Zarif ayrıca Münih'te Suriye oturumunun Suriye'de çatışan taraflar arasında bir anlaşmayla sonuçlandığını belirtti.
52. Münih Güvenlik Konferansı 12-14 şubat tarihlerinde Almanya'da düzenlenmiş ve dünyanın 23 ülkesinden lider ve onlarca bakan söz konusu konferansa katılırken İran'ı ise bu konferansta Dışişleri Bakanı Zarif temsil ediyordu.
İran yıllar sonra ilk petrolünü sattı
İran Ulusal Petrol Şirketi Genel Müdürü, Fransız Total firmasının İran'dan 2 milyon varil petrol satın aldığını açıkladı.
Rukneddin Cevadi, Fransız Total firmasının İran'dan 2 milyon varil petrol satın aldığını açıkladı. Cevadi, nükleer anlaşmadan sonra İran'ın ilk kez Avrupa'ya resmen petrol ihracatına başlamış olacağını söyledi.
Rukneddin Cevadi, kiralık tankerlerin İran'dan 4 milyon varil petrolün Rusya, Fransa ve İspanya'nın üç şirketi için dolum yapacağını bildirdi.
Cevadi ayrıca, 3 petrol tankerinin 24 saat içinde Avrupa ülkelerine gitmek üzere Fars Körfezi petrol terminallerinde petrol dolduracağını söyledi.
Ruhani Ganalı mevkidaşıyla görüşmesinde; Dünya Filistinlilerin evlerine dönmesini bekliyor
Cumhurbaşkanı Ruhani, Ganalı mevkidaşı ile düzenlediği basın toplantısında, “Dünya, Filistinlilerin evlerine dönmesini bekliyor” dedi.
Ruhani, Tahran’a gelen Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama ile bugün bir basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Ruhani, İran ve Gana arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, iki ülkenin de büyük potensiyellere sahip olduğunu bildirdi.
Aşırıcılık ve terörizmle mücadele kapsamında tüm ülkelerin gayret etmesi gerektiğini vurgulayan Ruhani, bugün Gana Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmelerde de aynı konuların ele alındığını duyurdu.
Görüşmelerde, Filistin ve bölgesel sorunlarn da gözden geçirildiğini ifade eden İran Cumhurbaşkanı, bölgedeki sorunların çözümü yönünde ülkelerin işbirliği içinde olmalarını istedi.
Cumhurbaşkanı Ruhani, ayrıca “Dünya halkı Filistinlilerin evlerine dönmesini ve mutlulukla bir yaşam sürdürmesi bekliyor” ifadesini kullandı.
John Dramani Mahama da bu basın toplantısında, İnkılap zaferinin 37. yıldömünden dolayı tebriklerini ileterek, “Ben, nükleer anlaşmadan sonra ilk Afrikalı lider olarak İran’a geldiğimden onur dumaktayım” dedi.
Filistin meselesine de değinen Gana Cumhurbaşkanı, “Biz, Filistin halkının kendi ülkelerinde huzurla yaşamalarını istiyoruz. Bütün dünya ülkeleri bu konuya hoşgörü ile yaklaşmalıdır” şeklinde konuştu.
Iran ve Gana 2 işbirliği protokolü imzaladı
Söz konusu işbirliği protokolleri İran İslam Cumhuriyeti Hasan Ruhani ve Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama’nın katılımı ile ve iki ülkenin üst düzey yetkilileri tarafından imzalandı.
Işbirliği protokolleri, iki ülkenin tarım konulu işbirliğine yönelik olarak İran Tarım Cihadı Bakanı ve Gana Tarım Bakanı arasında imzalandı.
İmam Hamanei Suriye Meselesinin Çözümünü Açıkladı
İran İslam İnkılâbı Lideri Rehber İmam Hamanei, Suriye Meselesinin çözümüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Amerika ve Avrupa’nın Suriye halkı için vazife belirleyemeyeceğini belirten İmam Hamanei, Suriye’nin geleceğini bizzat Suriye halkının belirlemesi gerektiğini vurgulayarak; “Suriye meselesinin çözümü, bağımsız ülkelerin daha fazla işbirliği yapmasına ve birbirlerine yaklaşmasına bağlıdır” dedi.
Önceki gün Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama’yı kabul eden İmam Hamanei, Gana Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiği görüşmede İslam İnkılâbının ilk yıllarından itibaren İran’ın Afrika ülkeleriyle işbirliğinin artmasından yana olduğuna ifade ederek şöyle konuştu:
“Zorba güçler, İran ile Afrika’nın sıcak diyaloğuna karşı olup genellikle savaşların, çatışmaların ve terörist grupların beslenme kaynağıdırlar. Ancak bütün bu sorunların ilacı, bağımsız ülkelerin birbirine yaklaşması ve işbirliklerinin artmasındadır. Böylesine yüksek hacimli gelişmiş silahlar ve son derece yüksek miktarda paralar nasıl teröristlerin eline ulaşıyor? Bütün sorunların kaynağı, başını Amerika’nın çektiği ve Siyonist rejimin de şer odağı olduğu zorba güçlerdir.”
İslam Cumhuriyetinin Suriye meselesindeki sabit siyasetini “barış taraftarlığı” olarak niteleyen Rehber Hamaney; “Biz sürekli bu meselenin Suriye halkının faydasına olacak şekilde sonuçlanması için çalıştık. Çünkü bir ülkenin dışından o ülkenin halkı için tedavi reçetesi yazılamayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.
İmam Hamanei sözlerinin devamında bazı Afrikalı şahsiyetlerin sömürgecilere karşı özgürlük mücadelesi vermesini takdir ederek; “Bu seçkin şahsiyetler, Afrika kimliğini dünyada yüceltmişlerdir” dedi.
Öte yandan, Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, İran’ın zengin medeniyetine ve bilim alanlarındaki liderliğine değinerek İmam Hamaneyi’nin sözlerini; dünyayı, barış dünyası kılmak için teşvik edici olarak niteledi.
Mahama İmam Hamanei ile gerçekleştirdiği görüşmede Filistin meselesine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Filistin halkının acıları bütün milletleri tedirgin etmiştir. Birbirimizle işbirliği yaparak Filistin halkının haklarını savunmalıyız.”
Sözlerinin devamında terörist grupların Afrika ve Asya’nın batısındaki faaliyetlerinde değinen Gana Cumhurbaşkanı Mahama, İran’ın terörizme karşı ciddi mücadelesini takdir ederek şöyle konuştu: “İran’ın dış siyaseti tam anlamıyla milletlerin kendi kaderlerini belirlemesi hususuna ve milletlerin sahip olduğu haklara saygı gösterme üzerine kuruludur. İran’ın terörizmle mücadelede etkin olmasıyla Suriye krizinin çözülmesini ümit ediyoruz.”
Sözlerinin sonunda İran’ın Gana’ya yaptığı insani yardımlardan ötürü şükranlarını sunan Mahama: “İran İslam Cumhuriyeti’ne, Afrika halkından taraf olup bu kıtadaki özgürlükçü hareketlere özellikle de güney Afrika’nın Anti–Apartheid Hareketine (Güney Afrika’daki Irkçılığa Karşı Hareket) yaptığı kayda değer destekleriyle etkin rol üstlenmesinden ötürü şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Mina faciası davası takip ediliyor
Hac ve Ziyaret işlerinde Veliyyi Fakih Temsilcisi, Mina faciasının takib edildiğini bildirdi.
Mina faciasında hayatını kaybedenlerin de şehit statüsüne alınmasıyla ilgili bugün Hac ve Ziyaret Kurumu ile Şehitler Vakfı arasında varılan anlaşmanın imza töreninde konuşan Hac ve Ziyaret işlerinde Veliyyi Fakih Temsilcisi Huccetul İslam Seyyid Ali Gazi Askeri, Mina faciasının hukuk açısından takip edilmesi meselesinin muhtelif kurumların en önemli gündemlerinden olduğunu ve meselenin uluslararası kurum ve mahkemelerde takip edildiğini söyledi.
Mina faciasının tüm dünya müslümanları için çok acı bir olay olduğunu ve bu meseleden kolayca vazgeçilemeyeceğini belirten Hac ve Ziyaret işlerinde Veliyyi Fakih Temsilcisi Gazi Askeri, bu facianın boyutlarının aydınlatılması yönünde şimdiye kadar bini aşkın röportaj verildiğini söyledi.
Mina'da hayatlarını kaybedenlerin "Mina Şehitleri" olarak isimlendirildiklerini belirten Hac ve Ziyaret işlerinde Veliyyi Fakih Temsilcisi, artık onların da İslam İnkılabı, nükleer ve haremin müdaafiileri gibi şehit statüsüne alınacaklarını bildirdi.
Bilindiği üzere 24 Eylül 2015 Hac merasimi sırasında Kurban bayramı günü Şeytanı taşlamaya giden hacılardan binlercesi Suudi rejiminin kifayetsizliği ve yetersiz organizasyonu sonucu çıkan izdiham'da hayatını kaybetmiş ve maalesef Suudi rejimi bu olaya kayıpların sayısının artması ardından müdahale etmiştir. Bu facia'da öteki ülkelerden gelen hacıların yanı sıra 464 de İranlı hacı hayatını kaybetmişti.




















