AKP bölgede İhvancı rolünde

Rate this item
(7 votes)
AKP bölgede İhvancı rolünde

Türkiye, resmi olarak laik bir devlettir. Ancak bölgede, Irak ve Suriye’de, Sünnileri müdafaa rolünü oynuyor. Halbuki İran her türlü mezhebi rolü reddediyor. İran, Filistin’i destekliyor ki, onlar Sünni… Suriye’yi destekliyor ki, orada da laik Baas Partisi iş başında… İran, mezhep siyasetini kesin olarak reddediyor. İran, siyasetinin merkezine bütün Müslümanları ve İslam’ı alıyor.
 

 
Ruyveran, ‘Türkiye’yi yöneten siyasilerin; yaptıkları yanlışlara, aldıkları risklere ve bölgedeki maceralara son vermelerini ümit ediyorum’ dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Uluslarası İlişkiler Öğretim Görevlisi Dr. Hüseyin Ruyveran ile bölgedeki son durumu ve petrol fiyatlarındaki düşüşü konuştuk. Ruyveran, AKP Hükümeti’nin izlediği dış politikayı eleştirerek ‘İhvan’ endeksli bir çizgi izlediğini ve bunun en çok Türkiye’ye zarar verdiğini söyledi. 

 

- Suriye’nin geleceği için Moskova’da yapılacak toplantıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Suriye’de nizamın değişmesi gerektiğini isteyenler arasında maalesef Türkiye hükümeti de var. Suriye’deki yönetim halkın kararına göre kalır ya da değişir. Türkiye’deki hükümetin müdahaleci girişimlerine göre değil. Bu siyasi tutum tamamen anormal bir durumdur. Türkiye’nin tutumuna uluslararası hukukta ‘içişlerine müdahale’ denir. Bu, komşu bir ülkenin egemenliğine saygısızlıktır.

İran, Suriye’nin geleceğinin bizzat bu ülke halkı tarafından belirlenmesi gerektiğine inanıyor.

Suriye’deki tekfirci terörizmin yok edilmesi için askeri çözümün yanı sıra siyasi çözüm de olmalı. Suriye siyasi muhalefet hareketi de siyasi geçiş sürecine katılmalı, çözümün bir parçası olmalı.

İran ve Rusya’nın üzerinde anlaştığı konu, yol haritası belirlemek üzere Suriye’deki siyasi grupların Moskova’da bir araya gelmeleridir. Halihazırda ne Rusya ne de İran’ın bir planı planı var. Ancak her iki ülke de Suriye yönetiminin muhalefetle diyalog kurmasından yana… Ki, böylece ulusal bir uzlaşıya varılsın ve mevcut kriz aşılsın.

 

- Yakın bir tarihte Türk Dışişleri Bakanı Tahran’da “ İran ile Suriye konusunda küçük fikir ayrılıklarımız dışında aynı düşünüyoruz” dedi. Sizce Türkiyenin Suriye meselesine bakışı değişiyor mu?

İran ve Türkiye arasındaki görüş farklılığı birkaç konudadır. Türkiye, resmi olarak laik bir devlettir. Ancak bölgede, Irak ve Suriye’de, Sünnileri müdafaa rolünü oynuyor. Halbuki İran her türlü mezhebi rolü reddediyor. İran, Filistin’i destekliyor ki, onlar Sünni… Suriye’yi destekliyor ki, orada da laik Baas Partisi iş başında… İran, mezhep siyasetini kesin olarak reddediyor. İran, siyasetinin merkezine bütün Müslümanları ve İslam’ı alıyor.

Türk dış politikası “İhvancı” rolünde. Suriye, Mısır, Libya, Tunus ve diğer bazı ülkelerde İhvan taraftarları var. Türkiyenin milli çıkarları bu siyaset sonucu çok büyük zarar görüyor. Ancak Türk hükümetinin bu konuda tamamen çift taraflı bir tutumu var. Hem İsrail hem Filistin ile irtibatı var. Hem NATO’da hem ondan ayrı bir durum içinde… Bir yanda Mavi Marmara diğer yanda İsrail ile askeri işbirliği.

 

AKP MACERACI

İran’ın durumu açık ve net. Ne olduğu belli. Ancak maalesef Türk hükümetinin, bölgedeki çelişkili tutumu hem kendisini şaşkına çevirmiş hem de diğerlerini…

İran, İslam ülkeleri arasında çatışma olmaması gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden İran, Suriye konusundaki keskin görüş ayrılığına rağmen Türkiye ile istikrarlı ve sakin bir ilişkiyi sürdürmeye çalışıyor. 

Türkiye yönetimindeki siyasilerin, bugüne kadar yaptıkları yanlışlara, aldıkları risklere ve bölgedeki siyasi maceralara son vermelerini ümit ediyorum. Çatışma, katliam, kafa kesmelerin olmadığı bir döneme yeniden dönülmesini umut ediyorum.

 

- İran ve Türkiye ilişkileri Suriye ekseninde nasıl şekillenir?

Türkiye ve İran, Suriye meselesini dışarıda tutarak, ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürme konusunda uzlaşmış durumdalar. Bu iyi bir uzlaşmadır. İran, Türkiye ile siyasi ihtilafının artmasını ve farklı yansımalarının olmasını istemiyor.

 

‘TÜRKİYE VE İRAN BELİRLEYİCİ’

- Batı Asya’da yaşanan sorunlar nasıl aşılacak?

Güneydoğu Asya’da ASEAN oluştu. Bölgemizde de EİT var. Suriye ve Irak’ı da içine alarak daha aktif olabilir ve bölge ülkelerinin çıkarları doğrultusunda faaliyette bulunabilir. 5 ülke, 5 deniz de olabilir, ancak irade lazım. Pakt ve birliklerde 1+1 sadece 2 etmez 3, 4, 5 ve daha fazlası olabilir. Bu ülkeler bir araya gelirse ve ekonomik bir birlik oluştururlarsa kesinlikle bölgenin yararınadır.

 

‘BEA’NIN 40 MİLYAR DOLAR AÇIĞI VAR’

- İran, Türkiye ve Rusya son dönemde ticari bir birliktelik içinde… Ticarette dolar yerine milli paraların kullanılması yönünde de bir bir tercihte bulundular. Bu ekonomik olduğu kadar siyasi bir hamle. Ticarette milli paraların kullanılması nasıl değerlendirilmeli?

ABD, aslında Türkiye-İran, Rusya-Türkiye, İran-Rusya arasındaki ticarete doğrudan müdahale etmiyor, ancak doları bir araç olarak kullanıyor ve böylece müdahalede bulunuyor. 

İran, Türkiye ve Rusya arasındaki ticarette dolar yerine milli paraların kullanılması öncelikle Batı’nın müdahalesini ortadan kaldırır. Bu ülkelerin daha bağımsız hareket etmelerini sağlar. Doların uluslararası dolaşımını da sınırlamış olur. 

İlgili ülkelerin doların kullanılmaması yönündeki kararının çok olumlu sonuçları olabilir. Batı’nın müdahalesi olmadan daha rahat ve bağımsız karar verebilirler.

 

- İran ve Rusya şu sıralar petrol fiyatlarının düşmesinden dolayı sıkıntı yaşıyor. Bu durumu biz, Amerika’nın nükleer müzakerelerde İran’ı zor duruma düşürmek için Suudi Arabistan eliyle yaptığı müdahale olarak okuyoruz. Siz nasıl yorumluyorsunuz?

Suudi Arabistan, petrol üretimini artırdı ve fiyatlar 50 küsur dolara kadar düştü. Suudi Arabistan’ın başlattığı bu oyun aslında ‘kaybet-kaybet’ çerçevesinde ele alınabilir. Sadece Rusya, İran ve Venezuela değil, Suudi Arabistan’ın kendisi de bundan zarar görüyor ki 40 milyar doları bulan bir bütçe açığı söz konusu. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Umman, Bahreyn bunların hepsinin bütçesi açık verdi. Oyun ‘kaybet-kaybet’ oyunudur. Bu süreçte İran da etkilenecek ancak bu çok ağır olmayacak. Çünkü zaten İran petrolüne ambargo uygulanıyor.

aydınlık

Read 4584 times

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile