Pazar, 25 Aralık 2016 18:50

Halep’te Jeo-Stratejik Proje Toprağa Gömüldü

Rate this item
(0 votes)
Halep’te Jeo-Stratejik Proje Toprağa Gömüldü

İranlı Ortadoğu uzmanı Abbas Selimi Nemin IŞİD’in Avrupa, Amerika ve bölgedeki şeyhler arasındaki destekçileri, siyasi ve diplomatik alanlarda Halep’in enkazı altında kalan “jeo-stratejik projelerini” telafi etmeye çalıştıklarını belirtti.

Teröristlerin Suriye’nin ikinci büyük şehrindeki yenilgisi her ne kadar Suriye hükümetinin onaylanması konusunda ve Direniş Cephesinin Siyonistlerin bölgedeki baskısına karşı büyük bir zafer niteliği taşısa da bu zaferin ardından IŞİD’in bütün destekçilerinin eş zamanlı ve kapsamlı bir şekilde hareketlenmesi konusu da göz ardı edilmemelidir. IŞİD’in Avrupa ve Amerika’daki ve bölgedeki şeyhler arasındaki destekçileri, siyasi ve diplomatik alanlarda Halep’in enkazı altında kalan “jeo-stratejik projelerini” telafi etmek için, siyasi, diplomatik ve tebliğ alanlarında çalışıyorlar.

Halep’in çökmesinden önce Mısırlı ve Norveçli oyuncular tarafından uydurma videolarla Uluslararası toplumda timsah gözyaşları dökerek, belirli bir dönem batıda İran karşıtı bir atmosfer oluşturuldu ama Mısırlı oyuncular bu ülkenin polisi tarafından tutuklandı ve Norveçli oyuncuların sahne arkası görüntüleri yayınlandı. Bu videoda Halep’te çocukların öldürüldüğüne dair sahte görüntüler vardı.

Öte yandan bu kargaşanın ve İran’a yapılan ağır baskının nedeninin Amerika, İsrail ve Arabistan gibi ülkelerin istihbarat görevlilerinin Halep kuşatmasından kurtarılması olduğu kısa bir sürede ortaya çıktı. İran’ın Halep’te bulunan teröristlerin çıkışı için sunduğu şart, iki yıldır insani kalkan olarak kullanılan El-Fua ve Kefriya kasabasındaki sakinlerin kuşatmasının sona ermesiydi. Bu şart teröristlerin Halep’ten çıkışının birkaç gün gecikmesine neden oldu. Çünkü teröristlerin dostları İran’ın bu insani şartını kabul etmeye hazır değillerdi. Türkiye Dışişleri Bakanı’nın İran’ın bu şarttan vazgeçmesi için İranlı mevkidaşıyla yaptığı on üç telefon görüşmesi de sonuç vermedi. Teröristlerin daha sonra İran’ın bu şartı karşısında teslim olmasının nedeninin, teröristlerin destekçilerinin üst düzey komutanlarının Halep’te kapana kısılmış olması olduğu anlaşıldı.

İran eğer sadece siyasi bir zaferin peşinde olsaydı, insani konular onun için önemli olmaz ve teröristlerin Halep’ten çıkışı için böyle bir şart sunmazdı. Bu büyük zaferin iki yıldır teröristler tarafından insani kalkan olarak kullanılan Suriyeli savunmasız ve masum vatandaşları savunmak için geciktiği gerçeği batı medyasında yer almamaktadır.

Buna karşılık olarak teröristlerin batılı destekçilerinin insanlık dışı doğasını zamanla ortaya çıkaran şey, Suriye ve Irak’a gönderdikleri terör unsurlarıdır. Başlarda Halep’teki teröristlerin kuşatmasına karşı yapılan yoğun propagandalarla, kamuoyu Avrupa ve Amerika’nın bu teröristler için endişelendiğini düşündü ama Birleşmiş Milletler ’in daimî temsilcisinin sunduğu bilgiler onların endişesinin nedenini ortaya çıkardı.

Beşşar Caferi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında verdiği bilgilerle, Halep kuşatmasının teröristlerin destekçileri neden önemli olduğunu açığa çıkardı. Beşşar Caferi’nin Halep’in doğusunda kapana kısılan teröristleri yönlendirenlerin isimlerini, özelliklerini ve uyruklarını açıklaması, birçok hareketin ve hatta teröristlerin destekçilerinin İran’ın şartına teslim olmalarının nedenini aydınlattı. Beşşar Caferi Amerika’dan David Askotvatoyner’in, İsrail’den Sholomo Aram’ın, Katar’dan El-Tamimi El-Haric’in ve dört diğer komutanın, Ürdün’den Mecid Kasım El-Tayvari ‘nin ve Fas’tan Muhammed Şafii El-İdrisi’nin isimlerini vererek bu kişilerin teröristleri yönlendirenler olduğunu belirtti.

Diplomasi alanında ise Ankara’nın Moskova’da düzenlenen üçlü zirvenin sonunda yayınlanan bildiriye “İran, Rusya ve Türkiye, IŞİD ve Nusra ile ortak mücadele ve onlar ve silahlı muhalif gruplar arasında ayrım yapma konusunda kararlıdır maddesini koymaya çalışması, fiili olarak terörist grupların varlıklarını farklı unvanlarla sürdürebilmelerinin yolunu açık tutmaya çalıştıklarını göstermektedir.

Bu nedenlerin kabul edilir olması ya da olmaması dışında Moskova’daki üçlü zirvenin temel sorunlarından bir diğeri de Suriye Hükümetinden temsilcilerin bu zirvede bulunmamasıydı. Tahran’ın politikasının her zaman Suriye’nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savunmak olduğu dikkate alındığında, İran Dışişleri Bakanı, Suriyeli temsilcilerin de Suriye’nin kaderiyle ilgili bu konferansa katılması konusunda ısrar etmeliydi.

Aynı zamanda Türkiye bugün Suriye topraklarının bir kısmını işgal etmiştir. BBC Halep’in teröristlerden kurtarılmasından sonra açık bir şekilde şu açıklamalarda bulundu: ‘Halep’in çökmesi Suriye’nin mezhebi ve etnik olarak bölünmesini daha da zorlaştıracaktır.’ Bu ifade, bölgede hakimiyetin değişmesinden ümitsizliğe düşülmesinin ardından İsrail’in destekçisi batılıların Suriye ve Irak’ı bölmeye gözlerini diktiğini göstermektedir. Bu yüzden Ankara ile görüşmelerde bu konu her zaman dikkate alınmalıdır.’

Read 89 times

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile