Cumartesi, 04 Haziran 2016 04:21

ÜMMETİN KAMBURU MÜNAFIKLAR

Rate this item
(0 votes)
ÜMMETİN KAMBURU MÜNAFIKLAR

Münafık, insanların en şerli olanıdır; Zira bunların yanında bir yüzü, onların yanında ise bir başka yüzü vardır.
 
     Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihivesellem) şöyle buyuruyor; “Münafık, insanların en şerli olanıdır; Zira bunların yanında bir yüzü, onların yanında ise bir başka yüzü vardır.” (Sünen-i Beyhaki, c.10, s.196)
   Aziz okuyucu! Her devirde ve günümüzde İslam ümmeti münafıklardan çok çektikleri ve münafıklar üç beş günlük dünya yahut şeytani kuruntularından dolayı muttakilere, müminlere ağır ve acı bedeller ödettikleri için bu konuya beş bölümde yer vereceğiz ve konuyu münafıkların belirgin sıfatlarını vurgulayarak sizlere izah etmeye çalışacağız.
   Din metinlerimizde münafık içi dışı bir olmayan, kalbi dili bir olmayan, söylemi ameli mutabık olmayan insanlara denir. Yukarıdaki iki hadisi şerifte geçen olumsuz insan tiplemelerini Müslümanlar içerisinde çok defa görmek mümkündür. Münafık insanların bir yüzü ve bir yörüngesi olmaz. Zira onların türlü türlü yüzleri, renleri ve yörüngeleri olduğundan onların bir yüzünü görmek mümkün olmaz.
   Münafık insanların övgüleri de yergileri de zamansal olur. Kimi zaman övdüklerini, bir başka zaman çok basit ve rahat bir şekilde yerebilir ve bunu yaparlarken de yerdiklerinin kusurlarını arayıp bunları dışa vurmanın peşinde olurlar. Bunları yaparlarken de ne yazık ki din, iman, takva adına bunları yaptıklarını ima ederler. Din ve takva bir insanı yermenin sınırlarını ve sıfatlarını belirtmesine rağmen bu tür karakterler sınır ve kavram tanımadan önlerine gelen yerlerde, ulu orta ortamlarda başlarlar ayıpları deşifre etme girişiminde bulunmaya.
   Allah kulun günahlarını, ayıplarını bildiği halde örter ve örtülmesini ister, gerçek müminlerde Allah’ın sıfatı ile sıfatlandıkları için böyle yaparlar ve hatta kendileri ile uğraşanların bile günahlarını, kusurlarını bildikleri halde onların günahlarını, kusurlarını açmazlar. Zira muttakilerin lisanı bu tür şeylere karşı Allah korkusundan dolayı kilitlenmiştir. Onlar dinin ilke ve kavramlarına kalben inandıkları ve ahiretin hesabına yakin ettikleri için sınırları ihlal etmezler. Şeytan ise kula dair bildiği günahları açar ve hatta kulda olmayan günahları onda varmışçasına yayar. Münafıklar ise Allah’ın sıfatı ile sıfatlandıklarını, takva ehli olduklarını iddia ettikleri veya kendilerini böyle zannettikleri gibi Allah’ın yaptığını değil de şeytanın yaptıklarını yaparlar. 


   İkiyüzlüler, münafıklar Müslümanların içerisinde yaşadıklarından Müslümanlara en fazla fenalığı dokunanlar ve kendilerine karşı en fazla dikkat olunması gerekenler bunlardır. Böyleleri müşrikten de kâfirden de tehlikelidirler. Zira böylelerinin gerçek yüzlerini görmek mümkün değildir. Çünkü onların bir tane yüzleri, bir tane renkleri yoktur. Renkten renge, yüzden yüze bürünürler. Çevresindeki insanları önce kendilerine inandırırlar, sonrasında ise amaçladıkları doğrultuda zehirlerini akıtırlar. 


    Risalet döneminden itibaren İslam tarihi boyunca Müslümanların topluluğuna en büyük kötülüğü yapan kişiler münafıklardır. Gerçek yüzlerini gizledikleri için onlardan sakınmak zordur. Onları zaman içerinde gelişen hadiseler neticesinde ancak basiret, feraset ve dirayet ehli muttakiler tanıyabilirler. Zira İmam Ali (aleyhisselam) şöyle buyurmaktadır; “Müminin ferasetinden korkunuz; zira o (mümin) Allah’ın nazarı ile bakar:” Allah’uTeala öyleleri hakkında şöyle buyurmaktadır; “İtaat ettik!' derler. Fakat senin yanından ayrıldıktan sonra, içlerinden bir kısmı, sana söylediklerinin tersine geceleyin plân kurarlar. Allah da onların geceleyin tasarladıklarını yazmaktadır. Onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter!" (Nisâ: 81) 


   Münafıklar olaylar, hadiseler ve kişiler hususunda kaygandırlar ve sabit değildirler. Bugün övdüklerini bir başka gün çok rahatlıkla yerer dururlar. Oysa mümin olan, takva ehli olan yergilerini övgülerine göre yapmalıdır. Yani övdüğü insanı kimselerin olmadığı bir ortamda yüzüne yerdiği zaman takva ve iman ilkesine göre hareket etmiş olur. Ama münafıklar takvalı olduklarını ima etmelerine rağmen bunun tam aksini yapar dururlar ve kendilerine göre ayıp bildiklerini ulu orta yerlerde, bazen de sosyal medyada açıktan yahut dolaylı olarak gündem ederler.
Allah Müslümanları, Müslümanların topluluklarını, gerçek takva sahiplerini münafıklara karşı korusun. Amin
Devam Edecek…
Selam ve dua ile…
Mehdi AKSU

TR.JAMNEWS

Read 222 times

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile