Erbil’de vurulan villanın sırları

Rate this item
(0 votes)
Erbil’de vurulan villanın sırları

İran’ın MOSSAD merkezi olduğu gerekçesiyle bombaladığı Erbil’deki villaya dair yeni ayrıntılar ortaya çıktı. İran ve Irak basını, bombalamada öldürülen İsrailliler olduğu iddiasıyla bazı pasaport bilgileri ve şahısların ilgili bölgelerde çekilmiş fotoğraflarını paylaştı

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik terör faaliyetlerine yanıt olarak Irak ve Suriye’de bazı noktaları vurması üzerinden başlayan tartışma sürüyor. Tartışmaların odak noktasında ise Erbil’de ‘casusluk yuvası’ olarak adlandırılan Iraklı iş insanı Peşrew Dizayi’nin villası var. Operasyonun ardından ‘İran sivillerin evini bombaladı’ diye bir propaganda başlatıldı. İran Resmi Haber Ajansı Fars, operasyonda 4 üst düzey MOSSAD ajanının öldürüldüğünü haberleştirmişti. İranlı güvenlik kaynakları da vurulan noktaların MOSSAD ile bağlantılı yerler olduğunu duyurdu. Operasyonun yapıldığı sırada villadakilerin toplantı halinde olduğu bildirildi. Lübnan Merkezli El Meyadin televizyonu da İran karşıtı grupların önümüzdeki günlerde bu villada bir araya getirilerek yeni terör saldırılarının planlanması için toplantı düşünüldüğüne dair bir haber servis etti. İran ve Irak basınında füze saldırısında öldürülen İsrailli kişilerin kimlik bilgilerine dair önemli ayrıntılar yer aldı.

 

O İSRAİLLİLER ERBİL’DE NE YAPIYOR?
Yayınlanan 4 İsrail pasaportunun üstünde Avi Hen, İsrael Shraiber, Barak Adika ve Shimon Malka yazılı. Aynı şahısların Erbil’de peşmergeler ile çekilmiş çeşitli fotoğraf ve videoları da sosyal medyada paylaşıldı. İsrailli şahısların bazı fotoğraflarının, vurulan villada çekildiği de ortaya atılan iddialardan oldu. Adı geçen şahısların bazı fotoğraflarda bilgilendirme toplantısı yaptığı veya silah taşıdığı görüldü.

İran’ın operasyonunda villa sahibi Iraklı iş insanı Peşrew Dizayi öldürülmüştü. İran’a yönelik terörün finansmanını sağladığı belirtilen Peşrew Dizayi’nin sahibi olduğu Falcon Grup’a bağlı güvenlik ve koruma şirketinin MOSSAD ajanlarının bölgedeki faaliyetleri için bir kılıf olduğu belirtildi. Aynı zamanda şirkette eski ABD ordusu mensuplarının da istihdam edildiği kaydedildi. Dizayi’nin PKK/PYD’nin Suriye’de işgal ettiği alanlarda çaldığı Suriye petrollerinin İsrail’e ulaştırılmasında da rol aldığı iddia edildi.

İran Devlet Televizyonu Seda ve Sima da 27 Kasım 2020 yılında İsrail’in saldırısında hayatını kaybeden İranlı nükleer bilimci Muhsin Fahrizade’ye yönelik suikast planının bu villada yapıldığını belirtti. İran Yarı Resmi Haber Ajansı Tasnim villadaki toplantıda Irak Kürdistan Demokrat Partisi Yüksek Güvenlik Konseyi Başkanı "Eji Emin" lakaplı "Süleyman Emin Nadir"in de bulunduğunu işaret eden bazı veriler olduğunu yazdı. Habere göre, Fahrizade suikastinde rolü olduğu belirtilen Emin, İran’ın son operasyonunda muhtemelen ölen kişilerden biriydi. Ancak buna dönük henüz netleşmiş bir bilgi bulunmadığı kaydedildi.

 

 İRAN’DAN BM’YE ERBİL VE İDLİB MEKTUBU
Diğer yandan İran, yapılan operasyonları Birleşmiş Milletler’de de kayda geçirmek için harekete geçti. İran'ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi ve Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, BM Genel Sekreterliğine konuya dair bir mektup yazdı. Mektupta, “Terörizmin başlıca kurbanlarından biri olan İran İslam Cumhuriyeti'nin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na dayalı olarak doğuştan gelen meşru müdafaa hakkının uygulanması hususunda terörle mücadele operasyonlarını yürüttüğünü ve bu operasyonların terör örgütlerinin Suriye ve Irak'taki üs ve tesislerine yönelik saldırıları içerdiğini belirtmek isterim.” denildi.

İran’ın Irak ve Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne sarsılmaz bir bağlılık içinde olduğunu hatırlatan Büyükelçi İrevani, “İslam Cumhuriyeti'nin terörle mücadele operasyonları, terörist grupların üslerinin hassas bir şekilde hedeflenmesi ve İran'ın uluslararası yükümlülüklerine, özellikle de uluslararası insancıl hukuka tam uyum doğrultusunda yürütülmektedir. Ayrıca İran, egemenliğini, ulusal güvenliğini ve vatandaşlarını her türlü tehdide veya saldırıya karşı korumaya yönelik uluslararası hukukta tanınan doğal haklarını yineliyor. Bu taahhüt, İran'ın kendi çıkarlarını koruma ve sınırları içinde barış ve güvenliği sürdürme konusundaki kararlılığını göstermektedir.” ifadeleri yer aldı.

 

‘2 BİN KİLOMETRELİK FÜZELERİMİZ DE VAR’
Balistik füze operasyonuna dair bir değerlendirme de İran Savunma Bakanı Emir Aştiyani’den geldi. Aştiyani, "Ulusal çıkarların ve halkımızın savunulması konusunda sınır koymuyoruz ve bunu yetkiyle yapıyoruz. Terörü dünyanın her yerinde kınıyor, halkımızın haklarını ihlal eden her türlü eyleme tepkimizi gösteriyoruz. Ülkelerin egemenlik ve çıkarlarına, ülkelerin hak ve kanunlarına saygı duyuyoruz. Ama kimsenin sınırlarımızda fesat çıkarmak istediğini kabul etmiyoruz. Eğer İslam Cumhuriyeti'ni herhangi bir bölgeden tehdit ederlerse tepkimizi göstereceğiz." dedi.

İdlib’deki hedeflerin yaklaşık 1200 kilometre uzaklıktan vurması hakkında da konuşan Aştiyani, “Biri Hayberşeken olmak üzere 2000 km menzilli, çeşitli savaş başlıklı farklı tipte füzelerimiz var ve bunları ihtiyaç duyduğumuzda kullanıyoruz, dünyada bir füze gücüyüz. Askeri silahlar konusunda Savunma Bakanlığı harika şeyler yaptı ve yapıyor. Bu çalışmalarımızı farklı sektörlerde yerlileştirme ve ekipman imalatı yoluyla sürdürmeyi düşünüyoruz, helikopter konusunda da bu konunun takipçisiyiz." değerlendirmesi yaptı.

 

İRAN O GRUBU DA ES GEÇMEDİ
Pazartesi gününü Salıya bağlayan gece Irak ve Suriye’deki terör noktalarını vuran İran, Salı günü akşam saatlerinde Pakistan sınırındaki Ceyş-ül Adl terör örgütünü de bombaladı. Füzenin yanı sıra intihar dronlarının da kullandığı operasyonda örgüte ait iki merkez imha edildi. Pakistan Dışişleri Bakanlığının kınadığı operasyonu, terör örgütü de yaptığı açıklama ile doğruladı. İran Dışişleri Bakanlığı gelen tepkilerin ardından bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Pakistan'da hedeflediğimiz 'teröristler' İsrail ile bağlantılıydı." denildi.

Terör örgütü, merkezilerinin 6 dron ve çok sayıda füzeyle vurulduğunu açıkladı. Dün de gün içinde bölgede sıcak gelişmeler yaşandı. Sistan-Belucistan eyaletine bağlı Rask şehrine yakın noktada devriye faaliyeti yürüten İran sınır birlikleri ile teröristler arasında çatışma çıktı. Sınırı geçmek istedikleri sırada fark edilen ve durdurulmak istenen teröristlere ait çok sayıda mühimmat, patlayıcı ve bomba yapımında kullanılan malzemelerin ele geçirildiği duyuruldu. İran Yarı Resmi Haber Ajansı Tasnim, bölgede yapılmak istenen güçlü bir terör saldırısının önlendiğini haberleştirdi. Mezhepsel temellerle kurulan ve Ceyş-ül Zulm olarak da bilinen örgüt 16 Aralık’ta Sistan Belucistan eyaletine bağlı Rask şehrindeki bir polis karakoluna baskın girişiminde bulunmuştu. Saldırıda 12 polis hayatını kaybetmişti. İran da olayın ardından Pakistan İran sınır hattındaki güvenlik önlemlerini artırarak sorumlularına yönelik helikopter destekli operasyon başlatmıştı.

Read 113 times