İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği Bildirisi
Bismillahirrahmanirrahim
"İran'ın şerefli milleti bilmelidir ki; evlatlarının mücadelesi ve halkın sahadaki tarihi varlığının bereketiyle, düşman bir ayı aşkın süredir İran'ın ve Direniş'in şiddetli ateşini durdurmak için yalvarmaktadır. Ancak ülke yetkilileri, savaşın en başından beri düşmanın pişman edilmesi, çaresiz bırakılması ve ülkeden uzun vadeli tehditlerin kaldırılması hedefleri gerçekleşene kadar devam etmesi yönünde karar aldıkları için tüm bu taleplere olumsuz yanıt vermiş ve savaş, kırkıncı günü olan bugüne kadar sürmüştür.
Ayrıca İran, bugüne kadar ABD Başkanı tarafından sunulan birkaç mühleti (ültimatomu) reddetmiş ve düşman tarafından dayatılan hiçbir mühletin kendisi için önem taşımadığını vurgulamaya devam etmektedir.
Şimdi büyük İran milletine müjdeliyoruz ki; savaşın neredeyse tüm hedefleri gerçekleşmiş ve sizin yiğit evlatlarınız düşmanı tarihi bir acziyete ve kalıcı bir yenilgiye sürüklemiştir. Tüm milletin sarsılmaz desteğine sahip olan İran'ın tarihi kararı, bu savaşın kazanımlarını pekiştirene ve bölgede İran'ın gücü ile egemenliğine dayalı yeni güvenlik ve siyasi denklemler kurulana kadar bu mücadeleyi gerektiği sürece devam ettirmektir.
Bu doğrultuda; İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei'nin feraseti ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin onayıyla; İran ve Direniş'in savaş meydanındaki üstünlüğü, düşmanın tüm iddialarına rağmen tehditlerini uygulama konusundaki acziyeti ve İran halkının haklı taleplerinin resmen kabul edilmesi göz önünde bulundurularak; detayların netleştirilmesi amacıyla müzakerelerin İslamabad'da yapılmasına karar verilmiştir. Sahadaki zaferin siyasi müzakerelerde de tescil edilmesi için en fazla 15 gün içinde detaylar nihayete erdirilecektir.
Bu bağlamda İran, düşman tarafından sunulan tüm planları reddederek 10 maddelik bir plan hazırlamış ve Pakistan aracılığıyla Amerikan tarafına iletmiştir. Bu planda şu temel noktalar vurgulanmıştır:
1) İran'a benzersiz bir ekonomik ve jeopolitik konum kazandıracak olan Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin, İran Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda kontrollü yapılması.
2) Çocuk katili İsrail rejiminin saldırganlığının tarihi yenilgisi anlamına gelecek şekilde, Direniş Ekseni'nin tüm bileşenlerine karşı savaşın sona erdirilmesi gerekliliği.
3)ABD muharip güçlerinin bölgedeki tüm üs ve mevzilerden çekilmesi.
4) Hürmüz Boğazı'nda, üzerinde mutabık kalınan protokol uyarınca İran'ın hakimiyetini garanti altına alacak güvenli bir geçiş protokolünün oluşturulması.
5) İran'ın uğradığı zararların tahminlere uygun olarak tamamen tazmin edilmesi.
6) Birinci ve ikinci derece tüm yaptırımların, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması.
7) İran'ın yurt dışındaki tüm bloke edilmiş mal varlıklarının serbest bırakılması.
8) Nihayetinde tüm bu hususların BM Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararıyla onaylanması.
9) Bu kararın onaylanmasıyla tüm anlaşmaların uluslararası bağlayıcı bir hukuk haline geleceği ve İran milleti için önemli bir diplomatik zafer yaratacağı belirtilmelidir.
Şu an itibarıyla Pakistan Başbakanı, Amerikan tarafının tüm görünürdeki tehditlerine rağmen bu ilkeleri müzakere temeli olarak kabul ettiğini ve İran milletinin iradesine boyun eğdiğini İran'a bildirmiştir. Bu esas üzerine, en üst düzeyde; İran'ın iki hafta boyunca ve sadece bu ilkeler temelinde İslamabad'da Amerikan tarafıyla müzakereler yürütmesine karar verilmiştir.
Vurgulanmalıdır ki; bu savaşın bittiği anlamına gelmez. İran, savaşın sona ermesini ancak 10 maddelik plandaki ilkelerin kabul edilmesine bağlı olarak, detayların müzakerelerde nihayete ermesi durumunda kabul edecektir.
Bu müzakereler, Amerikan tarafına duyulan tam güvensizlikle 21 Ferverdin Cuma günü (10 Nisan) İslamabad'da başlayacaktır ve İran bu müzakerelere iki hafta süre ayıracaktır. Bu süre tarafların anlaşmasıyla uzatılabilir. Bu süre zarfında tam milli birliğin korunması ve zafer kutlamalarının güçlü bir şekilde devam etmesi zaruridir.
Mevcut müzakereler milli bir meseledir ve sahadaki mücadelenin devamıdır.
Tüm halkın, seçkinlerin ve siyasi grupların, Devrim Rehberi ve sistemin en üst düzeylerinin gözetimindeki bu sürece güvenmesi, destek vermesi ve her türlü fitneci yorumdan şiddetle kaçınması gerekmektedir.
Eğer düşmanın sahadaki teslimiyeti müzakerelerde kesin bir siyasi kazanıma dönüşürse, bu büyük tarihi zaferi hep birlikte kutlayacağız; aksi takdirde meydanda, İran milletinin tüm taleplerine ulaşana kadar omuz omuza savaşacağız. Ellerimiz tetiktedir ve düşmandan gelebilecek en küçük bir hata anında en sert şekilde yanıtlanacaktır."
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği
19 Ferverdin 1405 (8 Nisan 2026)




















