Displaying items by tag: Avusturya


İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Suriye’nin geleceğinin Suriye halkının oylarıyla belirleneceğini söyledi.

İrna haber ajansının bildirdiğine göre İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Tahran’ı ziyaret eden Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer ile yaptığı ortak basın toplantısında Suriye soruna da değindi.

Avusturya televizyonundan bir gazetecinin İran’ın Suriye sorununun çözümüne yönelik görüşmeler ve Suriye politikası konularındaki tutumunun ne olacağına ilişkin sorusuna şöyle cevap verdi:

“Sorunuza cevap vermeden önce Avusturya hükümetinin tarihi bir nihai anlaşmayla sonuçlanan 5+1 müzakerelerine yaptığı güzel ev sahipliğinden dolayı teşekkür etmeyi gerekli görüyorum. Bu anlaşma İran’ın, 5+1’in, Avrupa Birliği’nin ve tüm bölgenin ve dünyanın yararına olabilir.

Bugün yaptığımız özel ve genel görüşmelerde ele aldığımız konulardan biri de bölge, terörizm ve başta Suriye olmak üzere bölgede yarattığı sorunlardı. Bizler, terörizmin büyük bir uluslararası sorun olduğu konusunda görüş birliği içerisindeyiz.

Terörizm sadece bölgenin değil tüm dünyanın güvenlik ve istikrarını tehdit ediyor. Avrupalıların bölgemizdeki teröristlerden ve teröristlerin sebep olduğu mülteci sorunundan duyduğu kaygılar, terörizmin Avrupa’yı ve diğer bölgeleri de etkilediğini gösteriyor.

Suriye’de öncelik ne olmalı?

Bu meselenin çözümü, bir şahsın ya da hükümetin desteklenmesi tartışması değildir. Suriye, bir hükümetin, muhaliflerin ve terörist grupların bulunduğu bir ülkedir. Burada önemli olan bizim ne yapmamız ve önceliklerimizin ne olması gerektiğidir.

Önceliğimiz Suriye’de demokrasi ile ilgili konuları ele almak mı olmalıdır? Muhalif veya muvafık grupları tartışmak mı olmalıdır, anayasa değişikliğini konuşmak mı olmalıdır? Yoksa şu an öldürülmekte ve mülteci durumuna düşürülmekte olan Suriye halkı mı olmalıdır?

Milyonlarca kişi mülteci oldu, yüz binlerce kişi öldü, ülke baştan başa istikrarsız ve güvenliksiz bir yer haline geldi.

Suriye halkının petrolü terörist gruplar tarafından çıkarılıp piyasalara satılıyor, halkın refahı için harcanması gereken parası öldürmeler için kullanılıyor.

Suriye’de temel sorun bir öncelik sorunudur. Tartışma neyin öncelik olduğu üzerinedir. Eğer biz başlangıçta yanlış bir adım atarsak hiçbir zaman hedefe varamayız.

İlk adım dökülen kanı durdurmak olmalı

Atılması gereken ilk adım, kanın durdurulması ve mültecilerin evlerine dönebilmesi için nispi bir güvenlik ortamının şartlarını yaratmak olmalıdır. İşte o zaman Suriye’nin geleceği, muhalif veya muvafık gruplar, demokrasi ve oy gibi konuları konuşabiliriz.

Hiçbir devletin Suriye’nin geleceğine karar verme hakkı yoktur

Suriye konusunda birkaç noktaya dikkat etmek gerekiyor. Bunlardan birincisi, Suriye’nin geleceği Suriye halkının oylarıyla inşa edilir. Gelecekteki hükümetlerine, hükümet şekline vs. karar verecek olan Suriye halkıdır.

Hiçbir ülke veya yabancı güç Suriye’nin geleceğine karar veremez ve vermemelidir.

Suriye ile ilgili ikinci mesele de şudur: Bölgedeki bir sorun olarak Suriye konusunda herkes demokrasinin istikrar kazanmasına yönelik şartların oluşturulması için güvenliğin sağlanması konusunda yardım etmelidir.       

Bu iş için tüm bölge ülkeleri, AB gibi soruna etki eden ülkeler yardımcı olmalıdır.

İran, gelecekte Suriye’de güvenlik ve demokrasinin yerleşeceğini gördüğü her türlü toplantıda ve masada yer alır. Konuşulması gereken herkesle konuşur; hem bölge ülkeleriyle hem de uluslararası çevrelerle... bizim için önemli olan Suriye halkının hayatı ve mültecilerin evlerine dönmesidir.

Suriye’de güvenlik herkesin yararına

Suriye, bir gün daha güvenli bir yer olursa, bu bölge halklarının da dünyanın da yararınadır. Masum insanların çöllerde veya başka ülkelerde mülteci haline gelmesi kabul edilebilir mi?

İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası, bölgesel, insani ve İslami görevi olarak terörle mücadele ve teröristlerin Suriye’den çıkarılması, Suriye’de güvenlik ve istikrarın sağlanması, mültecilerin dönüşü, akan kanın durdurulması ve Suriye halkının oylarıyla demokrasinin kurulması için sonuç alınabilecek her türlü masaya gerek bölge ülkeleriyle ve gerekse uluslararası güçlerle oturacaktır.

Önemli olan müzakere masası, onun şekli veya etrafında kimlerin oturduğu değil, son derece hassas olan Ortadoğu bölgesinde barış ve istikrar hedefine ulaşılmasıdır.

Published in Rapor