İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Suriye’nin geleceğinin Suriye halkının oylarıyla belirleneceğini söyledi.

İrna haber ajansının bildirdiğine göre İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Tahran’ı ziyaret eden Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer ile yaptığı ortak basın toplantısında Suriye soruna da değindi.

Avusturya televizyonundan bir gazetecinin İran’ın Suriye sorununun çözümüne yönelik görüşmeler ve Suriye politikası konularındaki tutumunun ne olacağına ilişkin sorusuna şöyle cevap verdi:

“Sorunuza cevap vermeden önce Avusturya hükümetinin tarihi bir nihai anlaşmayla sonuçlanan 5+1 müzakerelerine yaptığı güzel ev sahipliğinden dolayı teşekkür etmeyi gerekli görüyorum. Bu anlaşma İran’ın, 5+1’in, Avrupa Birliği’nin ve tüm bölgenin ve dünyanın yararına olabilir.

Bugün yaptığımız özel ve genel görüşmelerde ele aldığımız konulardan biri de bölge, terörizm ve başta Suriye olmak üzere bölgede yarattığı sorunlardı. Bizler, terörizmin büyük bir uluslararası sorun olduğu konusunda görüş birliği içerisindeyiz.

Terörizm sadece bölgenin değil tüm dünyanın güvenlik ve istikrarını tehdit ediyor. Avrupalıların bölgemizdeki teröristlerden ve teröristlerin sebep olduğu mülteci sorunundan duyduğu kaygılar, terörizmin Avrupa’yı ve diğer bölgeleri de etkilediğini gösteriyor.

Suriye’de öncelik ne olmalı?

Bu meselenin çözümü, bir şahsın ya da hükümetin desteklenmesi tartışması değildir. Suriye, bir hükümetin, muhaliflerin ve terörist grupların bulunduğu bir ülkedir. Burada önemli olan bizim ne yapmamız ve önceliklerimizin ne olması gerektiğidir.

Önceliğimiz Suriye’de demokrasi ile ilgili konuları ele almak mı olmalıdır? Muhalif veya muvafık grupları tartışmak mı olmalıdır, anayasa değişikliğini konuşmak mı olmalıdır? Yoksa şu an öldürülmekte ve mülteci durumuna düşürülmekte olan Suriye halkı mı olmalıdır?

Milyonlarca kişi mülteci oldu, yüz binlerce kişi öldü, ülke baştan başa istikrarsız ve güvenliksiz bir yer haline geldi.

Suriye halkının petrolü terörist gruplar tarafından çıkarılıp piyasalara satılıyor, halkın refahı için harcanması gereken parası öldürmeler için kullanılıyor.

Suriye’de temel sorun bir öncelik sorunudur. Tartışma neyin öncelik olduğu üzerinedir. Eğer biz başlangıçta yanlış bir adım atarsak hiçbir zaman hedefe varamayız.

İlk adım dökülen kanı durdurmak olmalı

Atılması gereken ilk adım, kanın durdurulması ve mültecilerin evlerine dönebilmesi için nispi bir güvenlik ortamının şartlarını yaratmak olmalıdır. İşte o zaman Suriye’nin geleceği, muhalif veya muvafık gruplar, demokrasi ve oy gibi konuları konuşabiliriz.

Hiçbir devletin Suriye’nin geleceğine karar verme hakkı yoktur

Suriye konusunda birkaç noktaya dikkat etmek gerekiyor. Bunlardan birincisi, Suriye’nin geleceği Suriye halkının oylarıyla inşa edilir. Gelecekteki hükümetlerine, hükümet şekline vs. karar verecek olan Suriye halkıdır.

Hiçbir ülke veya yabancı güç Suriye’nin geleceğine karar veremez ve vermemelidir.

Suriye ile ilgili ikinci mesele de şudur: Bölgedeki bir sorun olarak Suriye konusunda herkes demokrasinin istikrar kazanmasına yönelik şartların oluşturulması için güvenliğin sağlanması konusunda yardım etmelidir.       

Bu iş için tüm bölge ülkeleri, AB gibi soruna etki eden ülkeler yardımcı olmalıdır.

İran, gelecekte Suriye’de güvenlik ve demokrasinin yerleşeceğini gördüğü her türlü toplantıda ve masada yer alır. Konuşulması gereken herkesle konuşur; hem bölge ülkeleriyle hem de uluslararası çevrelerle... bizim için önemli olan Suriye halkının hayatı ve mültecilerin evlerine dönmesidir.

Suriye’de güvenlik herkesin yararına

Suriye, bir gün daha güvenli bir yer olursa, bu bölge halklarının da dünyanın da yararınadır. Masum insanların çöllerde veya başka ülkelerde mülteci haline gelmesi kabul edilebilir mi?

İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası, bölgesel, insani ve İslami görevi olarak terörle mücadele ve teröristlerin Suriye’den çıkarılması, Suriye’de güvenlik ve istikrarın sağlanması, mültecilerin dönüşü, akan kanın durdurulması ve Suriye halkının oylarıyla demokrasinin kurulması için sonuç alınabilecek her türlü masaya gerek bölge ülkeleriyle ve gerekse uluslararası güçlerle oturacaktır.

Önemli olan müzakere masası, onun şekli veya etrafında kimlerin oturduğu değil, son derece hassas olan Ortadoğu bölgesinde barış ve istikrar hedefine ulaşılmasıdır.

Published in Rapor

Cumhurbaşkanı Ruhani, önceliklerinin Nükleer Anlaşma'dan sonra Azerbaycan Cumhuriyeti dahil bütün komşuların İran’da yatırım yapması olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani bugün Azerbaycan Cumhuriyeti Sanayi ve Ekonomi Bakanı ve İran-Azerbaycan Ekonomik İşbirliği Ortak Komisyon’un Azeri başkanı Şahin Mustafayev ile yaptığı görüşmede geçen iki yılda iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek “İki ülke çeşitli konularda daha ileri düzeyde bir ilişkiye ulaşmak için büyük potansiyele sahipler” dedi.

Nükleer Anlaşma’dan sonra dünyanın birçok şirketinin İran’da yatırım yapmak istediğiini belirten Ruhani “Önceliğimiz Azerbaycan dahil bütün komşularımızın yatırım yapmasıdır” dedi. Kuzey-Güney Koridoru’nun iki ülke arasındaki ilişkilerinde özel bir konuma sahip olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Ruhani “Azerbaycan, İran’ın Kafkasya bölgesiyle iletişiminde bir kapı rolü oynayabilir ve Azerbaycan da İran toprağından geçerek Fars Körfezi ve Umman Denizi’ne ve oradan dünyanın heryerine ulaşabilir, bundan dolayı bu potansiyeli kullanmak için işbirliğimizi geliştirmeliyiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca petrol ve doğalgaz sektörülerinin İran ile Azerbaycan ilişkilerini güçlendirebilecek bir başka alan olduğunu ve Hazar Denizi’nde ortak yatırım yapmanın diğer ortaklıkların yolunu açabileceğini savundu. Azerbaycan Cumhuriyeti Sanayi ve Ekonomi Bakanı Şahin Mustafayev de bu görüşmede Nükleer Anlaşma’dan dolayı İran’ı tebrik ederek “Azerbaycan Cumhuriyeti devletiyle milleti İran devletinin bu büyük başarısından dolayı çok memnundur ve eminiz ki bu anlaşma bölgede ve dünyada barış ile istikranın hayrına ve bütün milletlerin yararına olacaktır” diye konuştu.

Mustafayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden sonra iki ülke işbirliğinin üst düzeye ulaştığına değinerek “Azerbaycan Cumhuriyeti bütün gücüyle İran ile enerji, ticaret, taşımacılık, sanayi, tarım, petrol, petrokimya ve bankacılık gibi sektörlerde ilişkilerini geliştirmek için çaba göstermektedir” diye ekledi.

Published in Rapor

Cumhurbaşkanı Ruhani eyalet gezileri çerçevesinde gittiği Kürdistan eyaletinde halka yönelik yaptığı konuşmada, İran’da Şia ve Sünniler arasında büyük bir vahdet olduğunu belirterek, “Eğer birisi Türk, Lor, Kürt, Fars veya Beluç arasında eşitsizliğe giderse o zaman yanlış yapmıştır” dedi.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ruhani, bugün sabah saatlerinde gittiği Senendec havalimanında yaptığı ilk açıklamada, bu ziyaretin Kürdistan’ın kalkınması için zemin hazırlamasını beklediklerini belirterek İran’ın Senendec kadar Bağdat, Süleymaniye ve Erbili de savunacağını belirtti.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Kürdistan eyaleti merkezi Senendec’de yaptığı ilk açıklamada, “Bakanlar kurulunun Kürdistan ziyaretinin hayra ve berekete sebep olmasını umuyorum” dedi ve bu ziyaretin Nükleer Anlaşma’nın ardından ilk eyalet ziyareti olma özelliğine dikkat çekerek “Bu ziyaretin Kürdistan’ın kalkınması için zemin hazırlaması yönünde beklenti var” diye açıklama yaptı.

Hasan Ruhani ayrıca Kürdistan eyaletine yapılan bu ziyaretin amacı ile ilgili de “Bugün hükümet Kürdistan’ın cesur ve şerif halkının misafiridir ve hükümetin Nükleer Anlaşma’nın ardından ilk eyalet ziyaretini Kürdistan’a yapma nedeni ise bu eyalet halkının uzun yıllar ve İslam İnkılabı ve Mukaddes Savunma dönemlerindeki eşsiz konumu içindir” diye açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve bakanlar kurulunun bugünkü Kürdistan eyaleti ziyareti eyalet ziyaretleri dizisinin 20. ayağını oluşturuyor.

Ruhani daha sonra Senendec İstiklal spor salonunu dolduran Kürdistan halkına yönelik yaptığı konuşmada hükümetin büyük bir ciddiyetle Kürdistan bölgesinin sorunlarını çözmek için çalıştığını söyledi ve “Senendec halkının bugün ‘Tedbir ve Ümit Hükümetini’ karşılama şekli Kürdistan halkı ve 11. Hükümet arasındaki bağın göstergesidir” dedi.

Hasan Ruhani ayrıca İran’da Şia ve Sünniler arasında büyük bir vahdet olduğunu belirterek, “Eğer birisi Türk, Lor, Kürt, Fars veya Beluç arasında eşitsizliğe giderse ve bunlara farklı bakarsa o zaman yanlış yapmıştır. Biz hepimiz tek milletiz ve düşmanlara karşı da tek bir elizdir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı sözlerinin bir diğer kısmında ise, Senendec İstiklal spor salonunu dolduran halka “Beraberlik ve birlik ile tüm bölgeyi teröristlerden temizleyecğiz. Biz Kürdistan’ı (eyaletini) korumakla kalmayıp, Bağdat ve Erbil’i de koruyoruz. Biz Senendec’i koruduğumuz ve savunduğumuz gibi Erbil, Duhok ve Süleymaniye’yi ve tehdit edilen her bölgeyi de savunacağızdır” diye hitap etti.

Published in Rapor

Almanya Başbkan Yardımcısı ve aynı zamnda Ekonomi ve Enerji Bakanı da olan Sigmar Gabriel ve beraberindeki üst düzey heyet Tahran’ı ziyaret ediyor.

Pazar günü öğleden sonra İran’a gelen Almanya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi ve Enerji Bakanı ve aynı zamanda hükümet ortağı Almanya Sosyal Demokrat Parti lideri Sigmar Gabriel ve beraberindeki 60 kişilik üst düzey heyetin üç günlük İran ziyareti sırasında başta enerji sektörü olmak üzere Nükleer Anlaşma sonrası iki ülke arasındaki ilişkiler ele alınacak.

Sigmar Gabriel liderliğindeki Alman heyetin bu ziyareti geçen hafta İran ve P5+1 Grubu arasında varılan Nükleer Anlaşma’nın ardından Tahran’a gelen ilk üst düzey ziyaret olma özelliğini taşıyor. Almanya’nın 60 kişilik heyeti ve Ekonomi Bakanı Gabriel’in Tahran’da bulunduğu üç günlük süre zarfında İran İslam Cumhuriyeti Enerji Bakanı Hamid Çitçiyan, Ekonomi Bakanı Ali Tayyibniya ve Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüşmesi bekleniyor.

Bu görüşmelerin ana maddesini İran ve Almanya arasında ve geçen yıllarda İran’a karşı uygulanan yaptırımlar nedeni ile gerileyen ticaret hacmini yeniden yükseltmek, Alman yatırımcıların İran pazarına ve özellikle de enerji sektörüne yönelik yatırımları ve petrokimya alnındaki yeni teknolojilerin İran’a aktarılması konuları oluşturuyor.

Ruhani:“Batılı tarafın da bağlı kalması şartıyla biz de verdiğmiz taahhütlere bağlıyız”
İran  İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Tahran'da Almanya Başbakan Yardımcısı ve aynı zamanda Enerji ve Ekonomi Bakanı olan Sigmar Gabriel ve beraberindeki  üst düzey heyeti kabulünde,  iktisadi ve kültürel  işbirliklerin,  karşılıklı  güven ve taahhütlerin  dakik olarak yürürlüğe girmesine zemin hazırladığını söyledi.

Hasan Ruhani, Almanya Sosyal Demokrat Partisi Lideri ve hükümet ortağı Sigmar Gabriel’i dün akşam Tahran’da kabul ettiği görüşmede, sorunların genelinin çözümünün temelinde karşılıklı güven ortamının  olduğunu  belirterek, bunun için ise taahhütlerin  dakik olarak yerine getirilmesi gerektiğini ve İran ile 5+1 Grubu arasında nükleer konuda varılan anlaşmanın İran ve Almanya arasında  iktisadi ve ticari  ilişkilerin kapsamlı bir şekilde gelişmesine vesile olacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Ruhani, Alman bakanla yaptığı görüşmenin bir diğer kısmında ise “Batılı tarafın da bağlı kalması şartıyla İran da verdiği taahhütlere bağlı kalacak ve verdiği sözleri yerine getirecektir” dedi. Ruhani, İran'ın bölgedeki stratejik konumuna temasla, İran'ın batıyı  doğuya bağlayan bir konumda olduğunu,  aynı şekilde  Orta Asya ülkelerinin serbest sularla bağlantı  yolu olduğu ve  diğer taraftan batıyı doğuya bağlayan koridor konumunda bulunduğunu belirterek; İran ve Almanya arasında yakın ilişkilerin bölgenin geneli ve Avrupa ilişkilerini daha da yakınlaştıracağını söyledi.

Söz konusu görüşmede Almanya Ekonomi ve Eenerji Bakanı Sigmar Gabriel de,  Almanya hükümeti ve işadamlarının bütün imkanlarını kullanarak iki ülke ilişkilerinin gelişmesinde  güçlü adımlar atacaklarını söyledi. Sigmar Gabriel ayrıca iki ülke arasında ilişkilerin  gelişmesinin  zor olmadığını  zira bunun için iki ülke arasında  ciddi potansiyelin olduğunu  hatırlatarak,  İran ve Almanya  halklarının  çok güçlü yeteneklere sahip olduklarını ve aynı zamanda  gelişmiş teknolojiye ilgileri olan halklar olduğunu belirtti.

Published in Rapor

İran Cumhurbaşkanı Ruhani ayrı ayrı kutlama mesajları göndererek, İslam ülkeleri liderlerinin Ramazan bayramını kutladı.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Ramazan bayramı dolayısıyla gönderdiği kutlama mesajlarında İslam ülkeleri liderleri, hükümet ve milletlerine  Ramazan bayramını tebrik etti.
Hasan Ruhani bu kutlama mesajlarında Ramazan bayramını insani pak fıtratlara dönüş bayramı ve her türlü şiddet ve aşırıcılıktan uzak durma şeklinde nitelendirip, bütün İslam ülkelerinin dayanışması ve vahdetiyle dünya çapında barış, huzur ve maneviyat, itidal ve akılcılık üzerine kalıcı güvenliğin sağlanmasını temenni etti.
İran Cumhurbaşkanı Ruhani, İslam ülkeleri liderlerine gönderdiği bu kutlama mesajının sonunda ise, yüce Allah’tan dünya Müslümanları için izzet ve saadet temennisinde bulundu

Published in Rapor

Cumhaurbaşkanı Ruhani, İran ve 5+1 Grubu arasında nihai nükleer anlaşmanın imzalanması halinde ona bağlı kalacaklarını ve karşı tarafın anlaşmayı ihlal ettiği taktirde bir an bile tereddüt etmeden İran’ın da farklı yol izleyeceğini bildirdi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani İranlı basın mensupları ile bir araya geldiği iftar ziyafetinde, “Nükleer Müzakereler bir kaç günlüğüne uzatılabilir ve bu kısa süre zarfında bir anlaşmaya varabiliriz, anlaşmazlıkların büyük bir bölümü üzerinde anlaşma sağlandı ama küçük bir kısımı ise hala hal edilmiş değil ve bu küçük mevzular büyük önem taşımaktalar” diye konuştu.

Hasan Ruhani sözlerinin bir diğer kısmında ise “Müzakerelerin vardığı konum nedeni ile, karşı taraf gereğinden daha fazla puan istemez ise eğer ve müzakerelerin seyri de Lozan ve Cenevre bildirgeleri çerçevesinde yürütüldüğü zaman bir anlaşmaya varmak mümkün olacaktır” dedi ve bir anlaşmaya varıldığı taktirde ona bağlı kalmak zorunda olduklarını ama anlaşmanın uygulanmasının ise karşı tarafın da anlaşmaya bağlı kalması şartıyla mümkün olunacağını ekledi.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca “Karşı taraf anlaşmaya bağlı kalırsa biz de anlaşmaya bağlı kalacağızdır ve bu anlaşmada belirtilen tüm maddeleri yerine getirmeye ve uygulamaya hazırız ama karşı taraf anlaşmayı ihlal ederse o zaman biz de gittiğimiz bu yoldan geri döner ve hatta onların düşünemedikleri kadar daha sert tepki gösteririz” diye ekledi. 

Published in Rapor

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ruhani, hükümetin uluslararası kurumlarla işbirliği yaptığını ama aynı zamanda ve silahlı kuvvetlerle birlikte İslam Cumhuriyeti’nin haysiyetini savunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı silahlı kuvvetler komutanlarına verdiği iftar merasiminde İran Ordusu Deniz Kuvvetleri’nin uluslararası sularda varlık gösterdiğini ve İran’ın terör örgütlerine karşı mücadele veren ülkelerin yanında yer aldığını belirterek, “İran İslam Cumhuriyeti için Şia veya Sünni, Yemen, Suriye, Lübnan, Irak ve Filistin arasında hiç bir fark yoktur ve biz hep mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz” dedi.

Silahlı Kuvvetlerin üst düzey komutanlarını ağırladığı iftar yemeği merasiminde konuşan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran ve 5+1 Grubu arasında devam eden Nükleer Müzakerelere değinerek, hükümetin uluslararası kurumlarla işbirliği yaptığını ama aynı zamanda ve silahlı kuvvetlerle birlikte İslam Cumhuriyeti’nin haysiyetini savunduğunu söyledi.

Ruhani, İran’ın insanlığa karşı olan kitle imha silahı peşinde olmadığını belirterek,“Bu yalan propagandalar dünya halkı için ifşa edilmeli” dedi. Cumhurbaşkanı konuşmasının devamınde ise, hükümet ve silahlı kuvvetlerin İslam İnkılabı Rehberi’nin emirleri doğrultusunda hareket ettiğini vurguladı ve “Sözde ve pratikte beraber hareket etmeliyiz ve Devrim Muhafızları Ordusu, Ordu ve Hükümetin hepsi Veli-yi Fekih, tek bir lider, anayasa, Kuran ve Ehlibeyt’in bayrağı altında”diye konuştu.

Published in Rapor

Cumhurbaşkanı Ruhani, Tahran’da bulunan Suriye Meclis Başkanı’nı kabul ettği görüşmede, sonuna kadar Suriye’nin yanında duracaklarını belirtti.Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Tahran’da bulunan Suriye Meclis Başkanı Cihad Laham ile yaptığı ikili görüşmede, “İran halkı ve hükümeti sonuna kadar Suriye halkı ve hükümetinin yanında yer alacak” dedi.

Tahran’da düzenlenen görüşmede Ruhani ve Laham ikili ilişkilerin yanı sıra, Suriye’deki son durumu da ele aldılar.

Cumhurbaşkanı Ruhani, Suriye Meclis Başkanı ile düzenlediği görüşmede Suriye Ordusu ve halkının teröristlere karşı verilen mücadeleyi kazanacaklarını umduğunu belirterek, “Suriye halkı bazı ülke ve terör grupları tarafından çıkarılan ve  istenmeyen bir savaş ile yüz yüzeler ama bir ulus istediği taktirde tüm karmaşık komplolara  karşı direnebilir, aynen büyük İran halkının Mukaddes Savunma (İran-Irak Savaşı) döneminde ve bir çok ülkenin Saddam’ı desteklediğine karşın bu savaştan zaferle ayrıldığı gibi” dedi.

Ruhani ve Laham görüşmesinde, Suriye Meclis Başkanı ise Suriye halkı ve Cumhurbaşkanının  selamlarını ileterek, “Suriye halkı ve hükümeti,  dost ve kardeş İran halkının yaptığı yardım ve destekleri unutmayacak “ dedi.

İran ve Suriye meclis başkanları görüştü;
Laricani: “Suriye Terör ve Siyonist Rejim ile mücadelede öncü ülkedir”

 İran İslami Şura Meclisi Başkanı, Suriyeli mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Suriye’nin terör ve Siyonis Rejim’e karşı mücadele konusunda öncü ülke olduğunu söyledi.Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani, Tahran’da bulunan Suriye Meclis Başkanı Muhammed Cihad el Leham ile düzenlediği ortak basın toplantısında, terör belasının sadece tek bir ülkeye ait olmadığını belki tüm insanlığın ortak sorunu olduğunu belirtti ve teröre karşı mücadelede ise Suriye devletinin öncü konumda olduğuna vurgada bulundu.

Laricani ayrıca Suriye’nin yıllardan beri Siyonist İsrail Rejimi’ne karşı mücadele ettiğini ve günümüzde ise yinede bu konuda öncü ülkelerden olduğunu söyledi ve “Elbette son 4 yıl boyunca bazı ülkeler terör gruplarını destekleyerek, Suriye için bazı sorunlar çıkarmayı başardı ama Suriye halkının direnişi ile bu maceraperest hedefleri büyük oranda etkisiz hale getirildi” diye konuştu.

İslami Şura Meclisi Başkanı sözlerinin devamında ise bazı Batılı güçlerin ve bölgedeki hükümetlerin teröristlere verdiği desteği hatırlatarak “Biz Suriye halkının bu mücadelede başarılı olacağına inanıyoruz” dedi.

Published in Rapor

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, İran’ın buraya kadar hiç bir ülkeye saldırmadığını ama eğer kendine yönelik bir saldırı söz konusu olusrsa, verecğei yanıtın pişan edici olacağını belirtti.
 

 Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani  İslam İnkılabı Rehberi’nin düzenin yetkilileri ve yabancı büyükelçileri kabul ettikleri görüşmede yaptığı konuşmada, İran’ın buraya kadar hiç bir ülkeye saldırmadığını ama eğer kendine yönelik bir saldırı söz konusu olusrsa, verecğei yanıtın pişan edici olacağını belirtti.

Ruhani görüşmenin başında yaptığı konuşmada, Peygamber’in halk için getirdiği şeriatın hikmet, adalet, fazilet ve ahlak-i değerler olduğunu hatırlatarak, “İslam-i şeriatın şiddet ile hiç bir alakası yoktur ve şeriatı şiddeti ile yan yana getirmek isteyen çevreler ise şeriat olayından bir şey anlamamışlardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Ruhanı müslümanlar arasında İranofobi yaratılmak istendiğini ve bunun İran’ın ilk günden beri benimsediği adalet, sulh ve diğerlerine yardım etmek prensipleri ile tamamen aykırı olduğunu belirterek, “İran buraya kadar hiç bir ülekeye saldırmamıştır ve saldırmayacaktır ama eğer İran’a karşı bir saldırı ve ihlal söz konusu olursa, vereceği tepki aynen 8 yıllık Mukaddes Savunma dönemi gibi pişman edici olacaktır” diye konuştu.

 

Published in Rapor

Şiraz halkı ile bir araya gelen İran Cumhurbaşkanı, mantık ve güç yardımıyla BM Güvenlik Konseyi'nin İran aleyhindeki tüm kararnamelerinin kaldırılacağını belirtti.
 

MHA'nın haberine göre,  Fars eyaletinin yönetim merkezi Şiraz'a giden İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran nükleer müzakere heyetinin gücünün santrifüjlerden bile daha önemli olduğunu belirterek, "Bugün eğer P5+1 ile müzakere yapıyorsak, dünyaya İran'ın mantıklı bir ülke olduğunu göstermek içindir. Tüm nükleer bilim adamları ve ayrıca politikacılarımız ile gurur duyuyoruz" dedi.

Mantıklı ve güçlü bir şekilde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran aleyhindeki tüm yaptıtımlarının kaldırılacağını vurgulayan Ruhani, "Güç, mantık ve hukuksal bağımsızlığımız ile Güvenlik Konseyi'nin tüm kararnamelerini kaldıracağız. Yakın bir gelecekte tüm bu kararnameler, İran İslam İnkılabı Rehberi'nin yol göstermeleri ve siz halkımızın desteği ile, Güvenlik Konseyi'nde kaldırılacaktır. Sadece slogan atmak kolaydır. Zor olan, Birleşmiş Milletler'e gidip ve tüm kararnamelerin tam da orada kaldırılmasını sağlamaktır" dedi.

Published in Rapor
Sayfa 1 / 3