Displaying items by tag: imam Hamenei

İslam İnkılabı Rehberi İmam Seyyid Ali Hamenei, Doğu Azerbaycan iline mensup çeşitli halk kesimlerinden binlerce kişiye hitaben yaptığı konuşmada ülkede egemen ekonomik şartlar hakkında uyarılarda bulundu ve direniş ekonomisinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


İmam Hamenei ülkedeki ekonomik problemlerin nedenlerini irdelerken, bunlardan birinin, İran'a dayatılan savaş sonrasında emperyalist güçlerin, İran'ın bölge ve dünya çapında etkin bir ekonomik kutuba dönüşmesini önlemek için yaptıkları planlar olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: ‘Batılılar ve özellikle de Amerika'lılar, çeşitli yöntemlere başvurarak İran'ın bölge ülkeleriyle olan büyük ekonomik faaliyetlerini baltalamaya başladılar ve İran'ın çeşitli irtibat yolları ile petrol ve gaz hatlarını dışlamaya çalıştılar. Yani pratikte nükleer faaliyetler meselesinden çok öncelerde sessiz sedasız bir şekilde başlattıkları yaptırımlar, bugünkü ekonomik karşılaşmaya dek uzayıp geldi. Bu yüzden, ülkedeki mevcut şartlar ve ekonomik sorunları analiz ederken, Amerika ve onun yandaşı olan bir kaç Avrupa ülkesinin oluşturduğu düşmanın plan ve proğramlarını göz ardı etmemek gerekir.'
İnkılap Rehberi, emperyalist cephenin yoğun çabalarına ilave olarak ülke ekonomisinin petrolcü ve devletçi yapısından büyük sıkıntılar çekildiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: ‘Ham petrol satışı ve bu gelirlerin ülkenin cari meselelerinde harcanması, tağut rejiminden miras kalan ve telafi edilemez hasarlara yol açan bir tutumdur. Bu metod, çok kolaya kaçan bir para kazanma yoludur ve kimi yetkililer çeşitli zamanlarda bu kolay paradan yararlanma yolunu tercih etmişlerdir.'

İmam Hamenei, direniş ekonomisinin gerek ambargolar sırasında ve gerekse ambargolar olmaksızın zaruri olduğunu vurgularken, bunun uluslararası sarsıntılar karşısında bundan etkilenmeyecek bir ekonomik bünyenin düzenlenmesi anlamına geldiğini belirtti ve şöyle konuştu: ‘Eğer ülke ekonomisinin temelleri halkın kapasitesine ve yerli üretime dayalı olarak güçlendirilirse artık ablukalar ve petrol fiyatlarının düşüşü karşısında mateme bürünmeyiz. Bu yüzden, petrol ekonomisinden çıkılması ve ülke bütçesinin petrol gelirlerine olan bağımlılığının kesilmesi büyük önem taşımaktadır.'
İslam İnkılabı Rehberi, bu bağlamda üretim ve ticaret sürecindeki vergilerin dengelenmesi, üretimde randımanın arttırılması, yerli kaynaklardan maksimum düzeyde yararlanılması, israftan kaçınılması, kaçakçılığın önlenmesi ve kamu kaynaklarının heba edilmemesinin ne denli öneme sahip olduğunun altını çizdi.

İmam Hamenei, emperyalist cephenin İran milleti aleyhindeki ambargoyu en üst düzeyde kullandığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘Onların bu girişimlerindeki hedefi, İran milletini küçük düşürmek, bu milletin ve İslam nizamının yeni İslam uygarlığına yönelik büyük hareketini duraksatmaktır. Şuna inanmaktayım ki hatta eğer nükleer faaliyetler konusunda onların dikte ettikleri istekleri yerine getirsek bile yine de ambargolar kaldırılmayacaktır. Zira onlar inkılabın özüne muhaliftirler.'
İslam İnkılabı Rehberi konuşmasının sonunda İran halkının sağlam bir iradeye sahip olduğunu ve İslam Cumhuriyeti'nin, ilgilendiği her meselede yılmaz azmini göstermiş olduğunu kaydederek şunları dile getirdi: ‘İran'ın İŞİD'le ciddi olarak mukabelede bulunması buna bir örnektir. Amerika ve yandaşlarının bu terörist grupla mücadele ettiği şeklindeki yalan ve oyunları ise göz önündedir. Amerika'lılar bizim dışişleri bakanlığımıza bir mektup göndererek, İŞİD'i desteklemediklerini iddia ettiler. Oysa bir kaç gün sonra Amerika'nın İŞİD'e yaptığı askeri yardımların fotoğrafları yayınlandı !'

İslam İnkılabı Rehberi’nin beyanatı, dış basında geniş yankı buldu

İslam İnkılabı Rehberi İmam Seyyid Ali Hamanei'nin ABD'nin tehditleri ve AB'nin yeni yaptırımlarıyla ilgili dünkü açıklamaları, dünya basınında geniş yankı buldu.
Dünya ve bölge basını, İmam Hamanei'nin Batı'yı yaptırımla tehdit ettiğini aktardı.
Reuters haber ajansı, İslam İnkılabı Rehberi'nin sözlerine yer vererek,  İmam Hamanei'nin Çarşamba günü yaptığı açıklamada, nükleer programı yüzünden küresel yaptırıma rağmen İran'ın direneceğine vurgu yaptığını, İran'ın uluslararası baskılara doğalgaz ihracatını düşürmekle karşılık verebileceğini ifade ettiğini duyurdu.
Reuters,  İmam Hamenei'nin, İran halkının da Batı'ya yaptırım uygulayabileceğini belirttiğini yansıttı.
Ekonomi odaklı haber ajansı Bloomberg de, Ayetullah Hamenei'nin Batı'yı petrol satışını durdurmakla tehdit ettiğini yazdı.
Bloomberg,  İmam Hamanei, İran'a yönelik uluslararası yaptırımların devam etmesi halinde, bu ülkenin de, petrol ve doğalgaz akışını ihracatını durduracağı uyarısında bulunduğunu ekledi.
Lübnan'da yayınlanan Star Dayly Gazetesi de, İslam İnkılabı Rehberi'nin ABD ve Batı'nın yaptırımlarına karşı koyma zaruretiyle ilgili önemli sözlerine işaretle,  İmam Hamanei'nin Batı'yı uyardığını yazdı.
Aynı Gazete, İslam İnkılabı Rehberi'nin Tebriz halkıyla yaptığı görüşmedeki konuşmasının bazı bölümlerine yer verdi.
Siyonist rejim basını da,  İmam Hamenei'nin Batı'yı doğalgaz yaptırımıyla tehdit ettiğini kaydetti.
Petrol ve doğalgaz odaklı Amerikan Plats enformasyon sitesi de, İslam İnkılabı Rehberi'nin gerekirse, doğalgaz yaptırımı uygulayacaklarına ilişkin sözlerine yer verdi.

Published in Rapor

İran İslam cumhuriyeti Hava Kuvvetleri ve Hava Savunma Karargahı komutanları ve personelinden bir grup, İslam İnkılabı Rehberi İmam Seyyid Ali Hamenei tarafından kabul edildi.

Salı günü (8 şubat) Hava Kuvvetleri Günü münasebetiyle gerçekleşen kabulde,İmam Hamenei, İran milletinin 22 Behmen Zafer Yürüyüşünde, bir kez daha, zorbalığa karşı boyun eğmeyeceğini ve aşağılayıcı her harekete, misliyle karşılık vereceğini göstereceğini vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi, ABD'nin 36 yıl boyunca devam eden düşmanlığının nedeni, asıl hedefi ve İran milletini aşağılama ve diz çöktürmek için onların yanlış hesaplarına temasla, Allah'ın yardımıyla, İran halkının 22 Behmen ( 11 şubat) Zafer Yürüyüşünde, kararlı irade ve güçlü varlığıyla, düşmana diz çöktüreceğini beyan etti.
İran başta olmak üzere bölge meseleleri hakkında üst üste yaşadığı başarısızlarının, Amerikalıların yanlış hesap ve stratejik hatalarından kaynaklandığını ifade eden İmam Hamenei, bu hataların bir örneği olarak, son günlerde bir Amerikalı yetkilinin, İranlıların nükleer müzakerelerde eli kolu bağlı olduğunu ifade etmesinin olduğu belirtti.
Nükleer müzakereler, düşmanların İran'ın bu konuda aciz ve çaresiz kaldığını dayatma çabalarına işaret eden İslam İnkılabı Rehberi, " Ben yapılabilecek bir anlaşmaya evet diyorum, ancak "kötü" anlaşmaya karşıyım; milli çıkarların aleyhine olacak ve büyük İran milletini aşağılayacak anlaşmak yerine, anlaşmamanın daha iyi olduğuna inanıyoruz", diye beyanatta bulundu.
İranlı yetkililer ve nükleer müzakerecilerin, düşmanın elindeki yaptırım kozunu çıkarma çabalarına de değinen İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamenei, " Eğer bu gerçekleşir, yaptırım kozu anlaşma ile düşmanın elinden çıkarılırsa, çok iyi olur; ancak bu gerçekleşmezse, herkes bilmeli ki, yaptırım kozunu etkisizleştirmek için İran'ın içinde birçok çözüm yolu var", diye ifade etti.
İran milletinin zorbalık, aşırı talepler ve mantıksız tavırları kabul etmeyeceğini vurgulayan İmam Hamenei, Amerikalılar ve onu takip eden birkaç Avrupa ülkesinin, müzakerelerde ortaya koyduğu tavrın mantıkdışı olduğunu, bütün taleplerinin gerçekleşmesini beklediklerini, oysa bunun, müzakere yöntemi olmadığını kaydetti.
İslam inkılabı rehberi önce genel hatları ve daha sonra, ayrıntıları üzerinde anlaşmayı esas alan iki aşamalı nükleer anlaşmasıyla ilgili gündeme getirilen bazı konular hakkında ise, anlaşmanın bir aşamada sağlanması ve genel hatları ve ayrıntılarını kapsaması gerektiğine vurgu yaptı.
ABD'nin Suriye, Irak, Lübnan, Filistin, Gazze, Afganistan, Pakistan ve Ukrayna'daki politikalarının akamete uğradığını hatırlatan İmam Hamenei, " art arda uzun yıllar boyunca, yenilgiye uğrayanlar işte sizlersiniz, ancak İran İslam Cumhuriyeti, ilerleme kaydetmiş ve asla geçen 30 küsur yılla kıyas edilmeyecek", ifadelerini kullandı.
İran İslam Cumhuriyeti takviminde 8 Şubat, Hava Kuvvetlerinin Rahmetli İmam Humeyni'yle tarihi biatinin yıldönümü nedeni ile Hava Kuvvetleri Günü olarak anılıyor.
 

Published in Rapor

Bismillahirrahmanirrahim
“Rabbinin yoluna hikmet, güzel öğütle çağır ve en güzel yöntem ile tartış. Gerçekten Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilendir ve O hidayete erenleri de en iyi bilendir.”

İmam Hamenei’nin müslüman olmayan toplumlara mektup göndermesi, dünya meselelerine ne kadar hassas olduğunu gösterir. Dünya toplumlarının sorunlarına kayıtsız kalınmaması gerektiğini bizatihi kendisi doğrudan irtibat kurarak gösteriyor. Kendisinin sadece İran halkının rehberi olmadığını, özgürlük, hidayet ve doğrulara ulaşmak isteyen herkes için çaba gösteren şefkatli bir önder olduğunu göstermiş oluyor.

İmam Humeyni (r.a) Doğu bloku devlet adamlarına nasihat ve tavsiyede bulunuyordu. Ancak aradan geçen 25 yıl süreye rağmen muhatap olarak seçtiği yöneticilerin İmam Humeyni’nin nasihat ve tavsiyelerine uymadıkları ortaya çıktı. İmam Hamenei, artık Doğulu ve Batılı devlet adamlarından ve politikacılardan ümidini kesmiş olarak gelecekte toplumların idarecileri olacak genç nesle hitap ediyor.

İmam Hamenei, mektubunu, muhatabın bilimsel, toplumsal ve siyasal durumunu gözönünde bulundurarak Kur’anî tebliğ metodu kullanıyor; hikmet, nasihat ve cidal-i ahsen. “Rabbinin yoluna hikmet, güzel öğütle çağır ve en güzel yöntem ile tartış. Gerçekten Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilendir ve O hidayete erenleri de en iyi bilendir.” Nahl/125

Mektubun, politik ve diplomatik dilden uzak tamamen şefkat ve rahmet duygularıyla dolu sadakatli bir dost, yüreği yanan bir baba diliyle yazılmış bir mektup olduğu her satırından anlaşılıyor. İlmi ve ahlaki bir dil kullanan İmam Hamenei gençlerin hem kalbine, hem de aklına hitab ediyor. “Allah’ın merhametiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer sert ve katı olsaydın, etrafından dağılırlardı. O halde onları affet, onlar için bağışlanma dile ve işlerinde onlara danış….” Al-i İmran/159 ayetinde beyan edilen peygamberin güzel sıfatını kullanıyor.

Batılı gençleri muhatap olarak alması, onların ruhuna ve fıtratına hitab etmesi demektir. Bütün insanların fıtratı hakka ve gerçeklere meyl eder.” Yüzünü hakka yönelmiş olarak dine çevir; Allah’ın insanları üzerine yarattığı fıtratına. Allah’ın yaratılışında bir değişiklik olmaz. İşte sağlam din budur, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” Rum/30

Batı kültürü, insan fıtratının üstünü örten köpük gibidir. İmam Hamenei bu köpükleri kenara itip berrak suyu görmelerini istiyor. “Gökten su indirdi, her vadi kendi ölçüsü kadar aktı. Sel, üzerindeki köpüğü yüklenip taşıdı. Süs veya eşya yapmak için ateşte erittiğiniz şeylerde de buna benzer köpük oluşur. İşte Allah hak ve batıla böyle örnek verir. Köpük bir kenara atılır, yok olup gider; ancak insanlara yararlı olan şey yeryüzünde kalır. İşte Allah örnekleri böyle açıklar.” Ra’d/ 17

İmam Hamenei, İslam dininin bütün dünya için gönderilmiş evrensel değerleri içeren ilahi din ve Resulullah’ın da “Biz seni, ancak alemlere rahmet olarak gönderdik”. Enbiya/107 ayetinde beyan edildiği gibi bütün insanlara rahmet olarak gönderilen evrensel bir lider olduğunu vurguluyor. “Biz seni bütün insanları kapsayan bir mesajla müjdeci uyarıcı olarak gönderdik”. Sebe’/28 ayeti gereği asrı saadetten günümüze kadar bütün insanlar peygamberin ümmetidir. İmam Hamenei’nin bu mektubunun muhatabı, peygambere iman etmemiş ümmetin gençleridir.

İmam Hamenei’in mektubunda belirtilen önemli noktalardan biri de, Kur’an’ın evrensel hidayet kitabı olduğunu vurgulaması ve genç nesli Kur’an’ı okumaya davet etmesidir. Kur’an bütün peygamberlerin getirdikleri ilahi mesajı içinde barındıran hepsini kuşatan bir kitaptır.”Sana da hak üzere ve önceki kitapları doğrulayıcı ve onları koruyucu ve gözetici olarak bu kitabı indirdik” Maide/48. Dolayısıyla Kur’an’ı okuyup anlayan diğer kitaplara ihtiyacı olmayacağı gibi bütün peygamberlerin mesajını anlamış olacaktır.

Kur’an ve peygamberin muhatabı sadece müslümanlar değildir, bütün insanlar ilahi vahyin muhatabıdırlar. Kur’an’da “Eyyühennas !…”, hitabıyla başlayan ayetlerin hepsi bütün insanları muhatap almaktadır. Kur’an bütün insanlarla konuşuyor; inanan, inanmayan, günahkar, munafık, müşrik ve kısacası her inanca sahip olanlara hitab ediyor; hepsine söyleyecek sözü vardır.

Kur’an’ın evrensel mesajlarını anlamak için kimsenin aracıya ihtiyaç yoktur; Kur’an’daki evrensel genel hükümler her akıl sahibinin anlayacağı şekilde beyan edilmiştir ve her akıl seviyesine göre beyan edilmektedir. Muhatab anlamadığı ilahi emirleri veya anladığı emirlerin detaylarını uzmanına sorması gerekir.

Batı kültürüyle eğitilmiş gençleri tefekkürde hür düşünmeye davet ediyor. Hakim ortamı kırmaları gerektiğini, bağnazlık ve taassubu, körü körüne kabullenmeyi ve batı düşünce duvarları içine hapsedilmeyi redetmelerini istiyor. İnsan özgür düşünemez ise kendisi ve toplumun geleceği için sağlıklı düşünceler ortaya koyamaz. Toplum bireylerinin etrafını çepeçevre sarmış batı siyaseti, bilim ve teknoloji diktatörlüğünün doğurduğu esaretten kurtulamaz. Batı dünyasının düşünce özgürlüğünün slogandan ibaret olduğunu gün yüzüne çıkaran İmam Hamenei, “düşünce özgürlüğünden” önce batının “özgür düşünmeyi” öğrenmesi gerektiğini vurguluyor.

Dini öğretileri öğrenmede aracısız/vasıtasız direkt Kur’an’dan öğrenmenin önemine vurgu yapan İmam Hamenei, İslam’ın aklaniyetine ve insanın aklının önemini anlamaya davet ediyor. Geleneksel İslam anlayışını redederek Kur’an’ın yüzlerce ayetinde beyan edilen aklı kullanma, akıletme ve tefekkür ile gerçek İslam’ın anlaşılacağına işaret etmektedir. Kur’an’ın muhataplarının heva-hevesten arınmış akıl sahipleri olduğunu da vurgulamaktadır. İmam Hamenei, eleştirel aklı kullanarak emperyal kültürün oluşturduğu tabuları kırmaya davet ediyor.

Tarih boyunca dini siyaset malzemesi yapan ve kendi çıkarları için kullanan idarecileri de kınayan İmam Hamenei, siyasetçilerin oluşturdukları önyargının İslam’ın gerçek yüzünü görmeyi engellediğini vurgulayarak İslam’a önyargı ile yaklaşmaya sebep olanların emin/güvenilir olmadıklarını da buyurmaktadır. İnsanların inanç ve maneviyatını politize eden siyasetciler, dini ve maneviyatı da kendi tekellerine alarak önyargı oluşturmaktadırlar.

Evrensel mesajlar içeren bu mektubun her bölümü alimler, mütefekkirler, aydınlar ve sosyologlar tarafından batı toplumuna beyan edilmelidir diye düşünüyoruz.
Vesselamu ela menittebel huda

Sabahattin Türkyılmaz

E-Mailiniz
Yorumunuz

İran'da üniversite öğretim üyesi Şahap İsfendiyari, İslam İnkılâbı Rehberi imam Hamenei enformasyon sitesinde yayınladığı bir yazısında, batının 11 Eylül 2011 olayı ardından sürekli olarak İslam dünyası ve müslümanlarla ilgili dünya kamuoyunu saptırıcı ve gerçek dışı yayınlar yaptığı bildirdi.

Temmuz 2005 yılında İngiltere'deki terörist olaylarında da müslümanların terörist girişimlerle suçlandıklarını ve batı toplumuna İslam'la ilgili yanlış bilgilerin aktarılmasına çalışıldığını belirten Şahap İsfendiyari, batının İslam'ın hakikatini idrakten yoksun olduğunu bildirdi.

Batılı devletlerin işgalci siyonistlerle ve öteki terör örgütleri ile birlikte terör eksenini oluşturduklarını hatırlatan üniversite öğretim üyesi, İslam İnkılabı Rehberinin Avrupa ve Kuzey Amerika gençlerine hitaben mesajına da değinerek, Terörizm eksenine bağlı medyanın Paris'teki son olaylardan suistifade ederek İslam'ı hırçın ve şiddet yanlısı göstermeye çalıştıklarını, ancak bu mesajın Avrupa ve Amerika gençlerini tarafsız olarak İslam hakkında daha fazla araştırma yapma konusuna sevk ettiğini söyledi.

İslam İnkılabı rehberinin bu mesajla çok aklıca ve beklenmedik bir girişimde bulunduğunu belirten Şahap İsfendiyari, modern iletişim araçlarında ve sosyal paylaşım sitelerinde İslam İnkılabı Rehberinin hızla tüm dünyaya yayıldığını ve tepkileri beraberinde getirdiğini ve artık bununla da batının medya üzerindeki sultasının da devre dışı kaldığını bildirdi.

Published in Rapor