Perşembe, 13 Ağustos 2015 04:00

Zarif: Lübnan bir direniş modelidir

El Alem televizyonunun haberine göre Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil ile Beyrut’ta ortak bir basın toplantısı yapan İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, her zaman Lübnan’ın yanında yer aldıklarını söyledi.

“İran açısından Lübnan bir direniş modelidir, nükleer müzakerelerde biz de direniş sergiledik” diyen Dışişleri Bakanı Zarif, Lübnan’ın farklı etnik, dini ve mezhebi kesimlerin birlikte yaşamı ve diyalogu açısından da bir örnek olduğunu söyledi.

Nükleer meselenin çözümünün bölge ülkelerinin işbirliği için uygun bir zemin yarattığını belirten Zarif, “nükleer anlaşma, siyonist rejimin bölgedeki cinayetlerini sürdürme bahanesini ortadan kaldırdı” dedi.

Bölgenin siyonist rejim ve aşırılık yanlılarının yarattığı tehlikenin tehdidi altında bulunduğunu vurgulayan Zarif, İran’ın tüm bölge ülkeleri ile işbirliğini güçlendirmek için herkese elini uzattığını söyledi.

Lübnan direnişini her zaman desteklediklerini ve bundan sonra da desteklemeye devam edeceklerini belirten Zarif, Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil’le görüşmesinin ardından Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah ile bir araya geldi.

İrna haber ajansı, Zarif-Nasrullah görüşmesinde Lübnan ve bölgesel sorunların görüşüldüğünü belirtirken Fars haber ajansı, Nasrullah’ın nükleer anlaşmadan dolayı İran’ı tebrik ettiğini; Zarif’in de yapılan anlaşmanın bölgesel gelişmeleri olumlu etkileyeceğini söylediğini bildirdi.

Lübnan’daki temaslarının ardından Suriye’ye geçen İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad tarafından kabul edildi.

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’le de görüşen Zarif’in Suriye’den İslamabad’a geçeceği açıklandı.

Lübnan ziyareti öncesinde Türkiye’ye geleceği açıklanan Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in Ankara ziyareti son anda ertelenmişti.

Zarif’in Türkiye ziyaretini erteleme sebebiyle ilgili çeşitli spekülasyonlar yapılırken, diplomatik kaynaklar, ertelemenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın randevu gündemini geciktirmesinden kaynaklandığını açıkladı.

Türkiye'ye Gelmedi Nasrallah İle Görüştü!
 
Türkiye ziyaretini erteleyen İran Dışişleri Bakanı, Lübnan'da Hizbullah Genel Sekreteri ile görüştü.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Batı ile nükleer anlaşma sonrasında Suriye krizi ve ikili ilişkileri görüşmek için dün Türkiye'ye gelecekti. Ancak gezi son anda ertelendi.

Türkiye ziyareti iptal olan Zarif, Lübnan'a giderek Hizbullah Hareketi lideri Seyyid Hassan Nasrallah'la görüştü.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na yakın kaynaklar ziyaretin 'teknik nedenlerle' gerçekleşemediğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili resmi haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada, Zarif'in Ankara ziyaretinin, programındaki yoğunluk sebebiyle ertelendiğini söyledi.

Gezi iptalinin İran medyasında başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türk hükümetini Suriye konusunda suçlayıcı ve IŞİD'e destek veren politikalar yürüttüğü öne sürülen haberler sonrasına denk gelmesi dikkat çekti.

Anadolu Ajansı, 7 Ağustos'ta İran'da çıkan yorumlara karşı "İran medyasında Türkiye yalanları" başlığı altında bir haber yayınladı. "İran medyasında Türkiye ve özellikle Cumhurbaşkanı aleyhinde yoğun bir kampanya gözleniyor. İran yönetiminin izni ve bilgisi dahilinde süren yayınlarda, uluslararası kamuoyunda Türk yöneticiler ve Türkiye'nin dış politikasına ilişkin olumsuz bir algı yerleştirilmeye çalışılıyor" denildi. Haberlerden rahatsızlık duyan Erdoğan'ın da Zarif'e randevu vermediği öne sürülüyor. Ancak bu iddia resmen doğrulanmadı.

"DEMOKRASİ İŞGAL ORDUSUYLA GELMEZ"

SURİYE'de çözüm için dört maddeli bir plan öngören Zarif ziyaretini iptal ederken, dün Cumhuriyet Gazetesi'nde "İşgalci orduyla demokrasi gelmez" başlıklı bir yazısı yayınlandı.

Zarif, bölgedeki sorunların kaynağı olarak ABD'nin yıllar önce gündeme getirdiği 'Büyük Ortadoğu Projesi' olduğunu belirtti.

Zarif, IŞİD terör örgütünün de, ABD'nin 2003'te Irak'a saldırmasından sonra yaşanan kaos sayesinde büyüdüğünü öne sürdü. İranlı bakan, "Aşırıcı unsurlar Suriye krizinde bölgedeki birey, kuruluş ve hükümetlerden aldıkları destekle müsait bir ortam elde edip sahte davalarıyla dev bir yapıya dönüştü. Bugün bu unsurlar hatta kendi kurucularını ve desteleyenlerini bile tehdit eder hale gelmiştir" dedi.

Türkiye ziyareti iptal olan Zarif, daha önceden planlandığı üzere Lübnan'a giderek, Hizbullah lideri Hassan Nasrallah'la görüştü. Zarif ile Hizbullah lideri arasındaki görüşmede bölgesel konuların ele alındığı belirtiliyor.

Zarif ve Nasrallah, görüşmede bölgede yaşanan krizlerin çözüm yolu ve İran'ın Batı ile yaptığı nükleer anlaşma da konuşuldu.

Zarif, Nasrallah'tan önce Lübnan Başbakanı Tammam Salim ile de görüştü.

Published in Rapor

İran Dışişleri Bakanı, ABD Cumhurbaşkanı Obama’nın dün yaptığı açıklamasına tepki göstererek “Geçen birkaç yüzyıldan beri devam eden bu tehlikeli alışkanlığınızdan vazgeçin” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ABD Cumhurbaşkanı Barack Obama’nın dün yaptığı konuşmasına yanıt verdi.İran Dışişleri Bakanı Zarif’in cevabının satırbaşları söyle:

1- İran İslam Cumhuriyeti hiçbir zaman nükleer silah peşinde olmamıştır, dolayısıyla Viyana Anlaşması’yla İran’ın nükleer silahı elde etmesinin önlendiği ile ilgili iddia sadece Amerika içindeki muhalifler ve Siyonistler’i razı etmek için söylenmiştir.

2- Geçen yıllardaki gelişmeler radikalizm ve terörizmin bölgemizde yaygınlaşmasının nedeninin ABD ve onun bölgedeki bazı müttefikleri özellikle İsrail’in düşüncesizce yapılmış politika ve eylemleri sonucu olduğunu göstermiş ve bunun sonucunda da bölge ve dünya halkı için de savaş ve radikalizmden başka bir yararı olmamıştır.

3- Bölge gerçeklerini doğru şekilde tanımaya dayalı barış, güvenlik ve istikrar daima İran İslam Cumhuriyeti’nin dış politikasının önceliği olmuş ve bazı ülkelerin tehlikeli çelişkilerinin tersine süreklilik ve bütünlük içerisinde bütün komşularla barış ve dostluk, halkın isteklerini destekleme ve dış saldırı, aşırıcılık, terörizm ve mezhepçilik gibi ortak tehditlerle mücadele etmek gibi temellere dayanmaktadır.

4- İran son dönemdeki nükleer müzakerelerdeki özgüven ve aklıselimle sahte krizlerin bile müzakere ve karşılıklı saygıya dayalı yolla çözülebileceğini gösterdi. Dolayısıyla tehlikeli ve itibarsız İranofobi projesinin temelleri yıkıldı ama İranofobi’yi canlandırmaya çalışmak ölümcül silahları satanlara inanılmaz kar sağlayabilir ve bölge ve dünyanın sınırlı kaynaklarını yoksulluk, cehalet ve adaletsizlikle mücadele etmek yerine göstermelik silahların sınırsız satılması yolunda heba edebilir.

5- ABD yetkililerine uygar dünyanın yüzyıla yakındır dış politika aracı olarak güç ve tehdit kullanımı seçeneğini bıraktığını ve onu gayri insani, yasadışı ve etkisiz bulduğunu duyuruyoruz. ABD ve dünya halkı bu ülkenin geçen 50 yıldaki savaşlarının mali hüsranlar ve dünyayı güvenliksiz ve istikrarsız hale getirmekten başka hiçbir yarar sağlamadığını söylemeye hakkı vardır. Şimdi ise geçen yüzyılların bu tehlikeli alışkanlığının bırakılma zamanıdır.

6- ABD’nin 1953 darbesini desteklemesi, Mukaddes Savunma’daki rolü, ABD yetkililerinin İran milletine hakaret etmesi ve bu halka karşı yapılan yaptırımlar İran halkının hafızasına kazınmış, ama bu halk Amerika halkıyla problem yaşamıyor. ABD, İran ve dünya halkının bakış açısı ve sloganlarının değişmesini istiyorsa kendi politika ve davranışlarını değiştirmek zorundadır.

7- Amerika’nın önceki hükümetleri hayali ve yanlış inançlara kapılarak önemli fırsatları kaybetmiş ama şimdi bu tarihi fırsat İran halkının güvenini kazanmak için kullanılmalıdır. İran halkı bütün, direnişli ve yüce gönüllüdür ve tehdit, dayatma ve yaptırım karşısında yiğitçe direnir. Bu yanlış politika on yıllarca bu halka karşı uygulanmış ve ABD için hiçbir getirisi olmamıştır. Şimdi bütün barış sevenlere büyük getirileri olan ve geçen iki buçuk yılda varılan yeni çözüm sürecinin devam etmesi ise müstesna bir fırsat sunmuştur.

Published in Rapor

Tahran’a gelen Fransa Dışişleri Bakanı Laurant Fabius, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile düzenlediği ortak basın toplantısında Nükleer Müzakere sürecinde sert bir tutum içerisinde olmadıklarını söyledi.

Çarşembe günü Tahran’a gelen Fransa Dışişleri Bakanı Laurant Fabius ve İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif arasında gerçekleşen ikili görüşmenin ardından ikili gazetecilerin önüne geçerek, soruları yanıtladı.

Fabius, Tahran’a gelir gelmez Eylül ayı itibariyle önemli ve kalabalık bir Fransız ekonomik ve ticari heyetinin  İran’ı ziyaret edeceğini bildirdi.

Bu ortak basın toplantısında konuşan İran Dışişleri Bakanı Zarif, “17 yılın ardından ilk kez bir Fransa Dışişleri Bakanı’nın Tahran’ı ziyaret etmesi nedeni ile sevinçliyim. 2003 yında Fransa’nın o dönemki dışişleri bakanına ev sahipliği yapsak da, ama o zamanki ziyaret üçlü bir ziyaretti” dedi.

Muhammed Cevad Zarif sözlerinin devamında ise Yaz sonuna doğru üst düzey ve kalabalık bir Fransız ticari heyetinin İran’ı ziyaret edeceğini hatırlatarak, “Bugün Sayın Fabius, İran’ın bir kaç bakanıyla da görüşecek” dedi ve İran ve Fransa arasında ortak çalışabilecek mevzuların var olduğuna tames ederek, “Aşırıcılık, terörism, uyuşturucu ticareti ile mücadele ve çevere ile ilgili konularda işbirliğine gitmek, İran ve Fransa arasındaki ortak konuların ileri gelenleri” diye ekledi.

Tahran’da gerçekleşen bu ortak basın toplantısının bir diğer bölümünde ise Fransa Dışişleri Bakanı Laurant Fabius, İranlı mevkidaşından kendisini İran’a resmi ziyaret için davet ettiği nedeni ile teşekkür etti ve “Benim bugünkü ziyaretimin ve İran ve Fransa arasındaki ikili ilişkilerin yeniden başlatılması, bu iki ülkenin her zaman bir birine saygı duyduğunun göstergesi. Biz iki büyük ve bağımsız ülkeyiz ve Fransa, İran’ın tarihi, güzel kentleri, başarılı üniversite öğrencileri için ve İranlılar’ın acıları ve özellikle de İran-Irak savaşı dönemindeki acıları nedeni ile İran’a saygı duymakta” dedi.

Fransız bakan İran’ın bölgede nüfuz sahibi bir ülke olduğunu vurgulayarak, “İran ve Fransa arasındaki ilişkilerin yeniden ivme kazanması bölge ve uluslararası camiayı da etkilemeli” diye konuştu.

Laurant Fabius sözlerinin bir diğer kısmında ise Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Kasım ayında Fransa’yı ziyaret etmesi için gönderdiği davet mesajını İranlı yetkililere ilettiğini söyledi ve “İranlılar arasında Fransa’ya yönelik bazı olumsuz ve nagatif görüşler var, mesela Nükleer Müzakereler sürecinde Fransa’nın sert ve katı tutum içinde olduğuna dair ve şahin kanat rolünü üstlendiği gibi, ama hatırlatmak istrim ki böylesi bir tutum yoktu ve Fransa’nın tutumu her zaman yapıcı olmuştur ama her zaman da ciddiyetimizi koruduk çünkü Nükleer konu şaka götürecek bir mevzu değildir” diye ekledi.

Fabius, Dışişleri Bakanı Zarif’in yanı sıra İran Sanayi ve Madenler Bakanı ve İran Çevre Kurumu Başkanı ile de görüşecek ve Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani tarafından da kabul edilmesi bekleniyor.

Published in Rapor
Salı, 28 Temmuz 2015 14:15

Federica Mogherini Tahran’da

 AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, İranlı yetkililerle görüşmek için Tahran’a geldi.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini günübirlik ziyaret ve İranlı üst düzey yetkililerle görüşmek için bulunduğu Suudi Arabistan’dan Tahran’a geldi.

Dün Suudi yetkililerle bir araya gelen İtalyan diplomat Tahran’da ziyaretinde de üst düzey İranlı yetkililerle bir araya gelerek İran ve AB arasındaki ilişkiler ve bölgesel gelişmeleri ele alacak.

Federica Mogherini ve İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in ise bu akşam Tahran’da ortak basın açıklaması düzenlemesi bekleniyor.

İran ve P5+1 Grubu arasında varılan Nükleer Anlaşma, Mogherini’nin Tahran temaslarının ana maddesini oluşturacak.

Published in Rapor

Dışişleri Bakanı Zarif, komşu ve bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştirmenin İran'ın öncelikli dış siyaseti olduğunu söyledi.

MHA’nın haberine göre, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif,  Lübnan el'Meyadin televizyon kanalına verdiği mülakatta,  Fars Körfezi’ndeki Arap ülkelerinin   ortak sorunları gidermek için müzakereye oturmaları gerektiğini belirtirken,  İran'ın  dış siyasetinde  bölge ve komşularıyla ilişkileri geliştirmeyi öncelikli olarak yer verdiğini bildirdi ve 'bu ülkelerin her birine yönelik tehdidi İran İslam Cumhuriyetine  yönelik bir tehdit  saydıklarını' söyledi.

Dışişleri Bakanı, Fars Körfezi ve Ortadoğu bölgesindeki ülkelerin  güven ve barış içinde  yaşamaları gerektiğini , bu ülkelerin kalkınma, ilerleme ve güvenlik içinde olmalarını  arzu ettiklerini; zira bu ülkelere yönelik tehditlerin İran'a yönelik tehdit sayıldığını ve bu doğrultuda Irak'ın güvenliğini tehdit eden terör örgütlerine karşı mücadelede  Irak'a yardım ettiklerini söyledi.

Zarif, bölge ülkelerinden  terörizmle mücadelede işbirliği içinde olmalarını isterken, Suudi rejiminin Yemen'e saldırısını eleştirdi ve ''para ve  hava saldırılarıyla  güvenliğin sağlanması döneminin sona erdiği'ni söyledi.

Muhammed Cevad Zarif, İran'ın 35 yıldır sürekli olarak komşularıyla   iyi ilişikler içinde olmaya önem verdiğini belirtirken, İran'ın hiçbir zaman Arabistan'ı, bölgedeki konumundan  kenara itme amacında olmadığnı söyledi.

Published in Rapor

İran Dışişleri Bakanı Güney Afrikalı mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, ABD hükümetinin Nükleer Müzakereler’le ilgili taahhütlerinin uygulamasından sorumlu olduğunu belirterek, müzakerelerin nihai sonuca varması halinde ABD hükümetinin verdiği taahhütleri yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
 

 İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif,  Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanı Maite Mashabane ile düzenlediği ortak basın toplantısında,  ABD Senatosu’nun İran ve 5+1 Grubu arasında varılacak olası Nükleer Anlaşma’nın uygulama aşamasına denetimini öngören kararın alınması üzerine sorulan soruya “Bence Amerika içinde ve dışındaki bazı siyasi çevreler bu konunun çözümünden yana değil ve engel çıkarmakta” diye yanıt verdi.

Zarif sorulan bu soruya verdiği yanıtın bir diğer kısmında ise İran İslam Cumhuriyeti’nin ciddiyetle müzakereleri takip ettiğini söyledi ve “Eğer Amerika hükümeti İran halkına ve hükümetine saygı duyarak müzakereleri devam ettirmek ve sonuca ulaştırmak istiyorsa, Kongre ile koordineli olarak çalışması ve iç sorunlarının giderilmesi  Amerika hükümeti sorumluluğundadır.” açıklamasında bulundu.

Published in Rapor

Dışişleri Bakanı Yemenli gruplardan bu ülkede ceryan eden krizin çözümü için bir araya gelerek müzakere etmelerini istedi.

 

Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Euronews Kanalı’na verdiği mülakatta, Yemenli siyasi grupların bu ülke krizinin çözümü için bir araya gelerek müzakere masasına oturmaları gerektiğini belerterek, bu müzakerelerin ise sadece Yemenli gruplar arasında düzenlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Zarif ayrıca, “Biz sadece Yemenlilerin müzakeresine şahit olmalıyız” açıklamasını yaptı.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Yemenliler dışında başka bir tarafın bu müzakre sürecine müdahale etmemesi gerektiğini söyledi ve “Dış ve yabancı güçler Yemen’in

Zarif Yemen krizini Ban Ki-moon ile görüştü
İran Dışişleri Bakanı BM Genel Sekreteri ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı düzenlediği hava saldırılarının bir an önce durdurulması gerektiğini söyledi.

Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif  ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde önemli ve güncel uluslararası ve bölgesel konular ele alındı.

Bu telefon görüşmesinde Zarif Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı düzenlediği hava saldırılarının devam ettiğini ve böylece bu ülkenin alt yapısının tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, Yemen’in savunmasız halkına yönelik gerçekleştirilen bu saldırıların bir an önce durdurulması gerektiğine vurgu yaptı.

Zarif Moon ile yaptığı bu telefon görüşmesinde ayrıca İran’ın dört maddeden oluşan çözüm önerisini hatırlatarak, Yemenli değişik siyasi gruplar arasında bir çözüme ulaşmak için müzakerelerin bir an önce başlaması gerektiğini söyledi.

Bu görüşmede BM Genel Sekreteri Moon ise İran İslam Cumhuriyeti’nden bu konuda yaptığı çalışmalarından dolayı teşekkür etti ve Yemen hava saldırılarında zarar görenler için bir an önce ve acilen yardım edilmesi gerektiğine de vurguda bulundu.

Published in Rapor

İran Cumhurbaşkan ülke içindiki birliğin müzakere heyetinin gücünü artıracağını belirterek, genel anlaşma ile Direniş Ekonomisi'nin de daha iyi bir şekilde uygulanabileceğini belirtti.


MHA'nın haberine gre, bakanlar kurulu üyeleri ile dün bir araya gelen İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Lozan uzlaşmasına dikkat çereker "Bu konunun önemi nedeni ile, Meclis ve diğer tüm kurumlardaki yetkililer ile görüşmelerde bulunduk ve İran halkının benzersiz desteğini aladık.İnkılap Rehberi'nin de yol göstermeleri, müzakere yolu için adeta ışık tuttu.

Uluslararası düzeyde müzakerelerin çok zor bir şekilde ilerlediğini belirten Ruhani, "Müzakere heyetimizin dünyanın 6 büyük gücü karşısındaki başarıları, heyet üyelerinin uzmanlığı ve en önemlisi halk e devlet arasındaki gönül ve söz birliğine borçludur. Bu anlaşmaya göre, Erak ağır su reaktörü, daha modern teknolojiler ile çalışmaya devam edecek. Öte yandan, müzakerelerin başından itibaren karşı tarafın kapatılmalarına ısrar ettikleri Fordo ve Natanz tesileri, çalışmalarına devam edecekler.Sosyal sermaye ve umutların artması ve ülke içindeki birlik ve beraberlik, müzakere heyetinin genel anlaşma yolundaki gücünü arttıracaktır. Genel anlaşma ile, Direniş Ekonomisi'nin daa iyi bir şekilde uygulanması da sağlanacaktır. Bu anlaşmaya varılması, dünya güçlerinin yaptırımlara devam etmenin artık mümkün olmadığını anlamaları niteliği taşımaktadır" dedi.

Zarif, Nükleer Müzakereler’le ilgili milletvekillerine bilgi verdi
Dışişleri Bakanı, Meclisin Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyelerini Lozan Bildirisi’yle ilgili bilgilendirdi.
Mehr Haber Ajansı’na konuşan İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu başkanvekili Mensur Hakikatpur, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in bu komisyonun Pazartesi günkü oturumuna katıldığını ve komisyon üyelerine Nükleer Müzakereler ve Lozan Bildirisi’yle ilgili bilgi verdiğini açıkladı.

Hakikatpur, İslami Şura Meclisi milletvekilleri için, İran ve 5+1 Grubu arasında devam eden Nükleer Müzakereler’le ilgili bazı soru ve aydınlatılmamış konular olduğunu belirtti ve Dışişleri Bakanı Zarif bu konuda milletvekillerine tam bilgi vermek için meclisin 7 Nisan Salı günkü kapalı oturumuna katılacak ve Nükleer Müzakerelerle ilgili  İslami Şura Meclisi milletvekillerine bilgi verecek açıklamasını yaptı.


Laricani:“Meclis, Nükleer Müzakere Heyeti’nin arkasında”
İslami Şura Meclisi Başkanı, Meclisin İran Nükleer Müzakere Heyeti’nin arkasında olduğunu bildirdi.
Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, İran İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani, Meclis çalışanlarıyla Nevruz Bayramı münasibetiyle bugün sabah gerçekleştirdiği görüşmesinde, İran ve 5+1 Grubu arasında varılan Lozan Nükleer Bildirisi’nin bir başarı olduğuna dikkat çekerek, İslami Şura Meclisi’nin İran Nükleer Müzakere Heyeti’nin arkasında olduğuna vurgu yaptı.

Meclis Başkanı Laricani, Meclis çalışanlarına hitaben yaptığı konuşmada İran’a karşı haksızca uygulanan yaptırımların kaldırılmasının ülke ekonomisi için çok yararlı olacağını belirterek, “Uluslararası müzakerelerin, İran halkının hukukunun korunmasında yardımcı olmasını ve halkın da nükleer enerjinin yararlarından faydalanmasını umuyorum. Ayrıca bu müzakere sürecinde art niyetli kesimlerin İran için oluşturmaya çalıştığı sorunların da bu vesileyle bertaraf olmasını ummaktayım” diye konuştu.

Published in Rapor

İran Dışişleri Bakanı, Lozan'da düzenlenen basın toplantısında, nükleer anlaşma bildirisini basın mensupları ile paylaştı.


MHA' nın haberine göre, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Ecole Polytechnique Federale de Lausanne Üniversitesi'nde düzenlenen basın toplantısında, İran ve P5+1 arasında gerçekleşen anlaşma ile ilgili düzenlenen bildiriyi duyurdu.

Zarif tarafından duyurulan bildiri ise şöyle:

Biz, İran Dışişleri Bakanı ve AB Yüksek Temsilcisi, Avrupalı 3 ülke ve P5+1 grubunda yer alan diğer 3 ülke ile birlikte, 26 Mart – 2 Nisan tarihleri boyunca İsviçre'de görüşmelerde bulunduk.

2013 yılında anlaştığımız gibi, İran'ın sadece barışçıl amaçlar için kullanacağı nükleer çalışmalar için güvence sağlanması ve tüm yaptırımların kaldırılması için bir çözüme ulaşmak için çaba gösterdik.

Bugün önemli bir adım atıık. Genel Ortak Çalışma Programı ile ilgili çözümlere ulaştık. Bu olay, tüm tarafların siyasi iradesi, iyi niyetleri ve ciddi çabarı ile gerçekleşmiştir. İzin verirseniz, tüm heyetlerden her zaman devam eden  çabalarından dolayı teşekkür etmek istiyorum.

Bugün içerisinde ulaştığımız ve Ortak Çalışma Programı'nın temellerini oluşturan kararlar, büyük önem taşımaktadır. Artık yenşden genel anlaşma ve taslaklarının yazımına  bu günler içerisinde ulaştığımız çözüm yöntemlerinin yardımı ile başlayabiliriz.

İran'ın barışçıl nükleer programının devam etmesi ile birlikte, bu çalışmalar belirli zamanlarda farklı düzeyler ve zenginleştirme kapsitesi ile sınırlandırılacaktır ve Natanz, İran'ın tek zenginleştirme merkezi olacaktır. İran'daki zenginleştirme gelişimi ve araştırmaları ise belirli bir süreç listesi çerçevesinde gerçekleşecektir.

Fordo, bir zenginleştirme merkezinden, bir nükleer, fizik ve teknoloji merkezine dönüşecektir. Bu merkezde, anlaşma çerçevesindeki araştırma ve gelişim alanlarındaki uluslararası işbirliklerine devam edilecektir. Fordo'da parçalanabilir fisiller yer almayacaktır.

Erak'ta bulunan ağır su tesisleri, uluslararası işbirlikleri ile silah üretimi amaçlı Polotonyom üretimini engelleyecek şekilde, yeniden tasarlanıcak ve yapılandırılacaktır. Yeniden işleme çalışmaları gerçekleşmeyecek ve kullanılan yakıtlar ihrac edilecektir.

İlhaki protokollerin gönüllü uygulanımı ve Ortak Çalışma Programı'nın 3.1 numaralı reformunu ile ilgili gözetimler uygulanması için anlaşmalara varılmıştır. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, modern gözetim teknolojilerinden yararlanacaktırk ve geçmişte ve günümüzdeki konuların aydınlanması için anlaşmaya varılan yetkilerinden daha fazlasından yararlanabilecektir.

İran,  Nükleer Santraller ve Araştırma Reaktörlerinin yapımını içeren Barışçıl Nükleer Enerji alanındaki uluslararası işbirliklerine katılacaktır. Önemli bir diğer konu ise, önlem ve nükleer güvenlik alanındaki işbirlikleri olacaktır.

Avrupa Birliği, Nükleer program ile ilgili finansal ve ekonomik yaptırımlarına son verecektir ve Amerika da Nükleer program ile ilgili ikinci düzeydeki finansal ve ekonomik yaptırımlarına, İran'ın UAEK tarafından doğrulanan sorumlulukları ile aynı süre içerisinde son verecektir.

Birleşmiş Millerler Güvenlik Konseyi tarafından, Ortak Çalışma Programı'nın vurgulandığı bir kararnae yayımlayacak ve önceki diğer tüm kararnameler iptal olacaktır ve belirli bazı kısıtlayıcı çalışamalr, anlaşma süreci çerçevesindeki süreçte göz önüne alınacaktır.

Bizler, gelecek haftalar ve aylarda, anlaşma yazımı ve teknil detaylar ile ilgili, siyasi ve uzmanlık düzeylerinde görüşmelerde bulunacağız. Bizler, Temmuz ayına kadar çabaların sonuca ulaşması için kendimizi zorunlu tutuyoruz. İsviçre devletine, bu müzakerelerin ev sahipliğinde gösterdiği cömertçe detseklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.  Ayrıca bu süreç içerisinde bize eşlik eden gaztecilere teşekkür ediyoruz.

Published in Rapor

MHA'nın haberine göre, yapıaln görüşmelerden sonra  gazetecilerin sorularını yanıtlayan İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, müzakerelerin siyasi iradeye bağlı olduğu ve karşı tarafın siyasi iradesinde her zaman sorun yaşandığını belirtti.

Bazı bakanların ülkelerine döndüklerine de dikkat çeken Zarif, "Bazı bakanlar ve yetkililer, yürt içi programları nedeni ile ülkelerine dönmek zorunda kaldılar. Gerekir ise bakanlar döneceklerdir. Tabi siyasi müdürler ve yardımcılar düzeyindeki heyetler çalışmalarına devam ediyorlar" dedi.

Zarif açıklamasının devamında ise detayların incelendiği görüşmelerin çok kritik bir noktaya ulaştığını belirterek, ilerleme kat edilmesini umut etti ve sözlerine "Müzakereler hala ve tüm heyetler arasındaki görüşmeler hala devam ediyor. Müzakereler artık iki heyet arasında düzenlenmiyor. Farklı heyetler, farklı görüşler ve endişeler ile hem hukuksal ve hem politik açıdan müzakereleri sürdüyorlar ve bu da işlerin biraz karmaşık olmasına neden olmuştur. Bu karmaşıklık, hem İran ile diğer ülkeler arasında ve hem P5+1 ülkeleri arasında görülüyor. Birçok konuda anlaşmaya varıldı, ama hala iniş ve çıkış yaşandığı bazı konular var" diye ekledi.

İran'ın bu müzakerelerde farklı görüşlere sahip 6 ülke ile görüşmeler düzenlediğini belirten Zarif, açıklamasının devamında ise "Ama bence önemli olan nokta, İran halkı ve devletinin tüm dünyaya hırs ve gaddarlık karşısında boyun eğmeyeceklerini göstermelidir. Karşı tarafın İran halkının hırsları karşısında direniş göstereceklerini algıladıkları zaman, halkımız eski yanlışların telafi edilmesi için değerli bir fırsat verecektir. Daha önce hem Kutsal Savunma dönemi ve hem İran'ın nükleer çalışmaları sürecinde, İran halkının kesin hakları defalarca gözardı edildi. Şimdi ise bu geçmişi telafi etmeleri için bir fırsata sahipler ve İran halkı ile iletişim kurma yolunu seçebilirler. Eğer karşı taraf da bunun değerini bilir ise, böyle bir iletişimin kurulabilmesi için çok uygun bir düzeye sahibiz" dedi.

Zarif açıklamasının devamında ise yayınalacak bildiri hakkında "Daha bildiri veya müzakerelerin sonucu hakkında kesin bir karar alınmış değildir. Bu konu ile ilgili geçtiğimiz akşamdan itibaren farklı görüşmeler yapılıyor. Hatta yazım konusunda da bazı çalışmalar düzenlendi. Ama hala müzakerelerin sonucunun ne olacağı hakkında konuşma etabına ulaşmadık. Ama kesinlikler bir bildiriden fazla olmayacaktır. Müzakerelerin 2 ve 3 Nisan tarihlerinde de devam etmesi daha kesin olarak belli değil" dedi.

Published in Rapor
Sayfa 1 / 2